İnançtan doğan cesaretin , varoluşsal fotoğrafları... İleride göreceğiz pozlarımızı...Sonu olmayan bir imtihanın talebesisiniz.
Huzur ancak insanın kendi varlığında bulunur.
Deniz fırtınalı olsa da denge içte kurulur.
Bildim diyenlere sorudur: mutsuzların, umutsuzların, açların, haksızlığa uğratılmışların yüzü güler mi ?
Onlar ki sevgi görmemişken doğruya erer mi?
Bütünün imtihanı sonsuz, tek bir zerre kalmasın Tanrı’dan umutsuz.
Susuza su, aça aş olur insan. Toprağa tohum eker, saban sürer.
Gönüllere tatlı söz söyler, güller laleler biter.
Dünya rahat yeri değilse de kendini bilenlerin içinde inancın imanın rahatlatıcı, koruyucu meltemi bulunur.
Daim o esintiye yakın olun. Nefsi eğitip, yanlışa düşenleri eğiten olun.
Haddini, Rabbini bilenlerden olun.
Sağ olun, var olun.
Beden, yere aittir. Ruh göğe.
İkisinin dengeli birlikteliğinin gerekliliğini unutma. Dünya yere aittir. Ruh alemi göğe...
Yer ve üzerindekiler geçici, gök ve içindekiler kalıcı.
Yer, öğrenim yeri ve hizmet eden. Gök, o öğrenim için gerekenleri hazır eden.
Yerdekiler göğe döner. Göktekiler yere gider.
Yerde iken zaman, gökte iken an...
KADER
10 temmuz 2020
KAlbin düzenli şekilde atma emrini O'ndan alır, Kuşlar yönlerini bulur, arılar bal yapar, hayvanlar görevlerini ondan alır. Aklın, serbestçe düşünme ve karar verme iznini O'ndan alır. Aklın gerektirdiği sınavları vermek üzere insan madde dünyalarında sınanır.
3 temmuz 2020
Davetimiz kime ?
İnsana.
Davet edilen mekana, dünyaya, ahirete, bilmediğimiz varoluş katmanlarına gideriz.
Gittiğimiz yerde ya gönül eğler, ya tekamül ederiz.
Bazen fire verir, bazen hep beraber alnı açık döneriz.
İlk daveti o yüce verdi. Ol ! dedi.
Sonra da “ bana gel !” diye söyledi.
Her zerre bu sesle inledi.
Bu hayırlı çağrı bize örnek edildi.
Ona doğru gidilen yolda insan insana değnektir.
Sevgisini, desteğini esirgemeden verenlere,
Güle oynaya bize gelenlere , davete icabet edenlere selam ederim.
Eyvallah Yarenlerim
14-Nisan-2020
Huyu, suyu, kabiliyeti, fikri, elmas olmuş olan birini kıskanma. O hale gelebilmek için pek çok zorluklara maruz kalmış, çok çalışmıştır. Hayatlar ve hayatlar yaşamıştır. Sen bu parlaklığa kavuşmak için aynı yollardan geçeceksin. Vakit kaybetme, gün ağarmadan yola koyul. Unutma ki elmaslardan üstün elmaslar bulunur. Hepsi de Yüce'nin halk ettikleridir.
Dağları delen ferhat kendi nefsini aşıp özüne varan dır.
Bilene büyük devlettir
Yensiz yakasız gömlektir
Giyemezsin demedim mi
Erelim Ali sırrına
Can ü başı Hakk yoluna
Koyamazsın demedim mi
Al bu hapı iç ama unutma ölüme bulunmaz çare.
Doktor orada mısın ?
Buyur dostum kapım açık, ne zaman istersen yarana çare..
Doktor ağrımı geçir..
Sen sana değer ver ihanet etmez beden.
Ağzından çıkana, gönlüne düşene dikkat et.
Doktor bitmez mi bu hayat çilesi ?
Her nefesin bir sonu var elbet. MArifet hayırla geçirmek. Yaşaman gerekeni yaşa , isyan etme.
Doktor keşke hep benimle olsan, ne zaman ihtiyacım olsa yardımıma koşsan.
Ben hep seninleyim, ben hep sizinleyim. Ben yarattıklarıma hitap, bilmek isteyenlere kitap, dertlilere derman, alemlere ferman,hastalara şifa, maddi manevi zorlukta olanlara eda, gönüllere neşe, dillere tatlı sözüm.
Ben çokta, azda,zerrede, katrede, ay'da, sazda, sözdeyim.
Beni her zerrede ara. Tüm yaradılışa şifa.
Hayır yağar, hayır doğar, hayır söyler, hayır çağlar, dağlar , kuşlar, güneşler, aylar...
Madde ve maneviyat bu kelamı bağlar.
24 temmuz 2017
Derinlere daldınız, tövbe ediyorsunuz özür diliyorsunuz.
Bütüne dua ediyor, Tanrınıza şükrediyorsunuz.
Ve duanız bitince amin diyerek gözlerinizi açtınız…
Acaba onun izni olmadan o dua halinden çıkış, fizik bedenle irtibatı hafiflemiş o anın bitimine ermeniz mümkün olur mu?
Dünya hayatı bir zillet değil, bir nimettir.
Çektiğiniz her zorluğa şükr edeceğiniz bir an ama dünya hayatınızda ama ilahi alemdeki hayatınızda mutlaka gelecektir.
Dünya imtihanlarına şükredecek, isyanlarınız için özür dileyeceksiniz.
Bunu gördünüz ve göreceksiniz.
Bu utanca az muhattap olmak için bol şükrediniz.
Rabbim sen lütfedensin verensin.
Kudretinle yeri göğü var edensin.
Birsin.
Lütfen, yalvarıyorum hak ettiklerimize izin verilsin.
Senin lütuflarına ulaşalım.
Ver Yarabbim, bulut olsun yağsın.
Dua olsun aksın.
Kudret olsun taşsın.
Ve oluş, varoluş hiç durmadan çağlasın.
Sen bizden vazgeçmezsin, biz bizden nasıl geçelim.
Dünyaları çiçeklerle nimetlerle bezersin, nasıl ihanet edelim.
El elden üstündür der büyükler.
Gerçektir, nasıl inkar edelim.
Küçüklüğümüzü bilelim.
Kendimizi silelim.
Varlığımızı var oluşa sen koydun, bu canı sana teslim edelim.
Senden kopan sana döner. Yer gök seni tesbih eder.
Bildiklerimiz zerre, bilinecekler umman.
Sevgisisiz sevilecekler var.
Bilgisiziz bilinecekler var.
Hak edeceklerimiz olacak bize yar.
Hak etmezsek o yar bize varır mı ?
Kapısında yatsak bizi içeri alır mı ?
Layik olmadan isteklere ulaşılır mı ?
Sen sana ulaş. Sen bütüne ulaş.
Nefsinle uğraş, gönlünle arkadaş.
Savaş.
Kılıçsız savaş kazanılır mı ?
Gayretsiz ulaşılır mı ?
Canın yansın, kanın aksın.
Dünya zorluğu bu sadece bir perde.
O perdeyi tut çek yırtılsın madde.
Açılsın sahne.
MAneviyat, maddenin derdine çağre.
ÇAğır,çağır. İste kulum.
Bağır.
Beni sana, beni size, beni yara, beni tuza, beni bala çağır.
Her zerrede size döneceğim.
Her zerrede sizi seveceğim.
26 ağustos 2017
Şeytanlaşmış insanlar, güçler , öyle bir algı yarattılar ki artık “islam”, “Kur’an”, v.b. denilince “terör” anlaşılıyor. Maalesef din; ya din bezirganlarının elinde bir çıkar aracı ya da emperyalistlerin elinde bir manipülasyon silahına dönüşüyor. Ama gerçek dinin ne olduğunu bilen varlıklar bir gün Musa gibi Firavunların karşısına çıkacaktır.
11- ağustos-2017
22 temmuz 2017
Amin.
20 temmuz 2017
Benim nasibimmiş.
Ne hak ettiysem Rab vermiş..
Almışım, heybeme atmışım.
Yeri gelmiş yememiş paylaşmışım.
Neden diye sorma, nasibim o benim.
Denizlere dalmışım, inciler toplamışım.
Her bir yaşamda bir inci, boynumdaki kolyeyi öyle takmışım.
Her kimde ne var ise hakkıdır.
Hakkı değil ise ya ip kopar, ya da inciler derinlere batar.
Hakkın olmayana uzanma denizde boğulursun.
Hakkın olana sarıl onun lütfuyla buluşursun.
Her ne ararsan sende ara bulduğun da övünürsün.
Size sizdeki yetecek.
Sizdekini almaya var çok gelecek.
Gününüz aydınlık, geleceğiniz ışık olsun.
Işıklarla aydınlattıklarınız sizin evlatlarınıza beşik olsun.
Bini bir de ara, çoğu azda tara.
Seni sana, beni bana, bizi ona emanet edelim.
Dünya yaşamımızı hayırla yaşayıp evimize dönelim.
Hak ettiğimiz yerlerde buluşup, el ele gönül gönüle hizmet edelim.
Eyvallah Yarenim.
29 Haziran 2017
Muhakkak ki Türk Milleti bağrından nice büyük evlatlar çıkarmış ve insanlığa hediye etmiştir.
Geçmişte böyle olmuş, gelecekte de böyle olacaktır.
Bu millet pek büyük Türkler yetiştirecektir.
Atatürk’ler sizi ve beşeriyeti yükseltecektir.
En büyük karanlıkların sonu mutlak aydınlıktır.
Mesele, sabır ve teslimiyetle doğacak yeni güneşi beklemektedir.
Hak edenler hak ettiğini mutlak alacak.
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
( Kaynak: Bir Türk evladının gönül mabedi.)
12 haziran 2017
Eksiğini kabul ve ikrar eden; gelişmenin ilerlemenin yolunu açar. İnkar eden yerinde sayar. Her ikrar ileriye atılacak olan adımın niyeti, her inkar arkasına saklanılacak korkunun bahanesidir.
12.05.2017
Koruyan Onun lütfudur. O değil.
5.05.2017
Şafağın bir vakti var.
26.04.2017
Sahip olduklarına şükretmiyorsun.
14.04.2017
not: yakın zamanda, "özel" bir klasörü yanlışlıkla paylaştım. Bir kişi görüntülemiş. O da o'nun nasibi imiş. Okuduklarını saklamasını rica ederim.
29.3.2017
Birbirinizin yoluna saygı duyun.
Yanlış ve doğru yoktur, insan negatifi seçerekte evrilebilir diyen sözde eğitimciler görüyorum. Ve söyleyecek söz bulamıyorum. Her negatif er geç pozitife dönmek zorunda dır. Kim ne yaparsa kendine yapar. Eğer siz de hatanın daha da ötesi suçun olmadığına inanıyorsanız bu sizin seçiminiz olacak. İkililik sadece Tanrı için yoktur. Siz Tanrı mısınız ?
19.03.2017
Yanlışta olanlar sizin size varmanızı istemez.
Obsesif vakalarla mücadele etmek zorunludur.
6.03.2017
Gerçek kabiliyetimiz düşünme ve sezgi; "akıl ve gönül" öğelerini kullanabilmemiz dir.
5.03.2017
1.03.2017
Manevi konularda insanları bile isteye yanlışa götürenler büyük bir vebal içinde dir. Yalnızca kendi odunlarını değil, başkalarının odunlarınıda öte tarafa götürecekler.
13.11.2016
İnsanın aklı ve gönlü en büyük pir.
3.09.2016
KENDİNİ BİL :
- - -
- - -
--- ------------ ---------
- - -
- - -
Bilmiyorum demem, öğrendiklerim var. Biliyorum da demem bilmediklerim var.
En iyisi düşünüp inceleyelim. O'nun yaratan bizim yapan olduğumuzu, sevgiyle yoğrulduğumuzu hatırlayalım. Ve ne biliyorsak bildiğimiz kadar dır. Benim bildiğim bu diyerek anlatalım. Her şeyi bilen yalnız o yüce dir.
İnce nefs sana ne lazım?
Kendini sev ama kayırma.
Kayıran, ayıran olur.
Karnını azla doyurup kalanı paylaşmak yerine,
büyük lokma yemenin peşinde koşan var.
Az da doyurur çokta, azın faydası var çoğun zararı.
Ne kendinizden kaçabilirsiniz ne gerçeklerden.
Er geç o'na secde edenleriz.
Şu nefsini bir elekten geçir.
büyük taşları ayrılsın...
Küçükleri de; gayretin bulgurun içinden kaldırsın.
Nefsi kendi yalnızlığına yatır.
Sen gönlüne sarıl.
Bulgur taşsız olursa, dişe dokunmazsa,
sevgi tuzu olursa, saygı lezzet katarsa, kim neylesin tokluğu...
Velhasıl bulgur bahane. Bak karnını az doyur. Dostun doymadan kendini kayırmaktan ayır.
Bulgur midenin doyması için araçtır.
Esas olan taşı ayıklamaktır.
İnce nefsin temizlensin.
Sınavlar geçilsin.
Seni pohpohlayanlar tövbe etsin...
Taş deyip geçersin, anlatılanı küçük görensin,
basitin içindeki hikmeti şimdi artık güzel gönlün öğrensin.
Hele bir kazan bulgur yapın.
Hep beraber kaşık atın.
Doymadan oradan kalkın...
elekleriniz sık ola.
Dost kapıyı ne zaman çalar belli olmaz.
Sessizliğiyle sorularınıza belki cevap olmaz...
Bildim diyenlerin arasında konuşmaz...
Alacaklarınız çok ola.
Eyvallah...
24 05 2016
Görevi inançsız yığınlarla değil, inançlı imanlı bir avuç insanla yapın. İnançlı temiz bir benlik pozitifi taşır, rabbini madde de temsil eder. O bir kişi bile olsa o temsile binaaen madde ona secde eder.
22.05.2016
- - -
Söz uçar yazı kalır.
Yazı kaybolmaz ancak o da kağıtta kalır.
Pozitif eylem hayatta kalır. Çünkü gönüle, zihne,hatıralara kazınır.
Güzeli hayata geçir. uygulayan ol.
Kendi gönlünden geçene değer vermeyen başkasınınkine değer veremez.
Sen sendeki güzellikleri dök.
"Siz ne diyorsunuz ?" der yaren. Sen bunu sordun mu ?
sen kendini bildin mi?
'Sen olanların' gönlündeki güzellikleri duydun mu.
Dinleme mütevaziliğine erdin mi.
Bu eğitimin anlamına vakıf oldun mu.
Sen olanların sözünü duydun mu?
'O ! dediğinin' güzel gönlündeki de senin Tanrın değil mi?
Yoksa sen misin Tanrı ?
Haşa.. Biz hiçliğimizde demlendik.
Saygıyla eğildik.
Birliğimizde kendimizi bulduk.
Olduk. El ele durduk.
Sen haddini bildin mi?
Doğru sözlü oldun mu ?
O'nun mütevaziliğini görmek istersen kendinde, nefsini eğit.
Bizdeki Yareni bulalım. Hele bir onu bulalım. O'nun gibi Tanrımıza yürüyelim.
Rabbimizi bilelim.
Eyvallah...
17 5 2016
Birine gerçekten bir şey verebilirseniz, ki benim bahsettiğim kişisel özgürlüktür.
Ne dersiniz, ne düşünürsünüz,
Siz size ağırlıklar yaratır, pis su içersiniz.
KArdeşlik,iyilik güzellik demez,
Kötülüğün,yalanın peşinden gidersiniz.
Ruh , ruhu selamlayacak bir gün,
O günden de utanmazsınız.
Kararmış bir halde maddesizlikte var olmak nedir bilin,
Arınmak için atılacağınız kuyulara şimdiden bir girin...
Bırakmayın öte aleme bu işi, çok can acıtır bilin.
Ki o arıtma bir ilim. Tanrınız lütfetti bilin.
Teşekkür edin, rica edin, özür dileyin.
Hele bunları söyleyin sonra 12 ilim deyin.
Sen kendine ihanet ettin, maddeyi ruhtan üstün bildin,
Geldin bir de öğretmenim dedin, öğreneceklerin çok ola...
Yeter bildim dediğiniz bir gidin. Yüzünüzü eğin, kibri silin..
En büyük bilgi bizim demekten artık silkinin..
Sınavın şekli değişti, kardeş diyenler şimdi değişti
Bu kötü işe ah benim kardeşlerim girişti.
Son söz bu; yok saydınız, varı yoğu bir olup hiçe saydınız,
Tüm kazancınızı kazan da yaktınız, hadi artık tövbeye girin.
Gidip öpeceksin o gülyüzlünün elini, tövbe edip vereceksin üstüne giydiğin sana bol gelen giysiyi...
Bunu yapmazsan yemin olsun bileceksin Rabbimin ilmini.
Bu sana yüce den gelen son uyarı.. göreceksin yakında uzağı yakını...
Bu çocuk saçmalar deyip dururlar, küçüğü,büyüğü birbirine karıştırırlar...
Yemin olsun hiçliği ile övünür bu fakir, sadece bilmen gerekeni iletir.
Eyvallah. Sübhanallah.La ilahe illallah.
Hakikat,onu duymayacak 1000 kişi'nin arasında görünmez olur. Onun için sen gerçeği gönlünde bul. Gönlünde dinle. Gönülde söyle. Sonra da o hakikati anlayacak bir kişi bul. Böylece o hakikati 1000 defa da 1000 kişiye göster. Sabırla yapılan hizmet budur. Tohum yerini bulur. O bulduğu gerçeğin aşkıyla kul olur. Yaradanını kendinde bulur. 29.03.2016
_ _ _
13-02-2016
- - -
Ben kendi nefsimle savaşıyorum, başkasının nefsinden konuşacak zamanım yok.
- - -
İlmin sırrına erenler. Erenler dir görenler.
Sen kendini bilende, nefis hangi kapıda ?
Hele bir bak eşiğe, orada bir çuval durur.
Çuvalı tutmak alim işi, yanar nefiste olanın eli kolu, aç şunun ağzını hey gönül eri, ancak kendini bilenin nasibi.
“Ağacı tanımlamak için meyvesini görmek gerekir.” Yaren
- - -
Bana , Yaren vakfında 20 sene içinde ne öğrendin diye sorarsanız cevap olarak size pek çok şey, pek çok insanın hayatı boyunca öğrenemeyeceği pek çok bilgi öğrendiğimi söyleyebilirim elbette... Ama ilk söyleyeceğim şey bu olmaz. İşin değerli kısmı bu değil bana göre. Yaren kitaplarının ismi " sizin sırrınız" dır. Sizin. " Sen kendini kendinde bulacak, sen olanlara hizmet edeceksin." Ben kendimdeki sırra, kendimdeki o'nun sırrına nebze yaklaşabildim. Hiç olduğumu, o'nun varlığı ile güç olduğumu öğrendim. Ve hiç bir sorum kalmadı. Senelerce el kaldırıp söz istedim... Yaren'e sorular sordum. O soruları ve cevapları ileriki nesiller okuyacak çünkü bir kısmı kayıtlara geçti. Sonra bir gün geldi sorum kalmadı. O gün gerçekten öğrenmem gerekeni öğrendiğimi hissettim. Yaren hep " siz ne diyorsunuz" derdi. " Siz ne diyorsunuz." Her şey bizde dir. Çünkü biz ondanız. O yaratan biz yapanız. Ne söyleyebilirim... Teşekkür etmekten başka. Yaren'e teşekkür etmekten başka. Söyleyecek söz, Yüce Tanrının yarattıklarından isteği söz şu dur ; " geliyoruz. Biz olanlardan öğrendiklerimizle. Biz olanlara öğreterek. Öğretirken öğrenerek. Severek. Gülerek." Kaleminizin gücünün önemi yoktur. Dilinizin gücünün önemi yoktur. Yüreğinizin gücünün önemi vardır. Önemli olan "sizin ne dediğiniz dir.". Nasıl baktığınız, nasıl düşündüğünüz dür. Nice dilsizler neler söylemiştir. Yarenin deyimiyle "Neler var". Bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa hiç bir şey bilmediğim. İnsanlara tek söyleyebileceğim kendi gücünüzü elinize alın. Birey olun. Kendinizi sevin. Böylece başkalarına hizmet edebilirsiniz. Ben Yaren gibi birini hiç tanımadım. O'nu tanımak o'nun gibi olma aşkını bana aşıladı. Bir gün o'nun gördüğü genişlikte görebilmek, o'nun gibi duyabilmek, o'nun gibi hizmet edebilmek. Hiç telaşım yok. Acabalarım yok. Teslimiyetim var. Şükrüm var. Saygım var. Sevgim var. İşte bunlar gerçek hazine dir. Öyle işte. Buradan böyle geçtik. MEvlam neyler, neylerse güzel eyler. Bakmayın siz görünene, her şey göründüğü gibi değildir. Nişanelerin yeri burası değildir. Yaşamınız bir an dır. Sınavın ismi zaman dır. Yürekleri an da buluşan tüm kardeşlerimi selamlarım. Eyvallah.
08.12.2015
- - -
HAV HAV
Mecazı bilmezsin.
Eyvallah.
7-12-2015
Bedeni ölmeden nefsini öldürenler ile, bedeni öldüğü halde nefsiyle yaşayanlar örneği üzerine ;
Yabancı bir el çok kısa zaman içinde bir dostun eline dönüşebilir. O el sevgi ile konuşmuş, sevgi ile dokunmuştur. Sevgi ile dokunan el mecazi olarak Tanrı'nın eli dir. Sevgiyle bütünleşen, onu kullanan insan yaradanı ile bütünleşir. Tüm yaradılışla söyleşir.
01.12.2015
Her şey çöker,kubbenin altında yine sen varsın.
Dostlar gider, rüzgar senin için esmeye devam eder.
Varlığın en kesin tecrübendir.
Savaşlar,zamansız ölümler, ayrılıklar...
Akar gider.
Sen ; varlığınla nehrin başında tek başına oturansın.
Ne sır ne gizem. Bulunduğun an da sen varsın.
25 11 2015
Öğretmeninden sözler öğrendin.
Bilgilendin. Bazısını uyguladın.
Bazen de nefse uydun.
İşte o hallerinde hamlık vardı.
Gören göze yansıdı.
Ne zaman ki gönülden olanla , eylemin çelişir,
Tüysüz çıplak bir kediye dönersin.
Bedeninde görülmez o hal , manevi haline yansır.
Kamil olanlarda seni o çıplaklıkla görür.
Söz demezler. Kınamazlar. Önlerine bakarlar, giderler.
Sen onları arayıp bulana, terbiye olana kadar.
O zamana kadar öyle çıplak gezersin.
24 11 2015
- - -
- - -
DOĞACAK MISIN ?
...ve bedenimi terk ettikten sonra dünya yaşamımı gözden geçirdim. Orada kendi bütünsel potansiyelimin sesi çok belirgindi. Düşünceme hemen yanıt verdi ; " Dünyadayken yapabilecekken yapmadıkların için seni senden başka engelleyen olmadı. Engelleyemezdi de..."
20.11.2015
- - -
Sevgi maneviyattır. Kelimeler maneviyatın aracı.
Yani biri sultan dır. Diğeri kölesi.
İçinde duyduğunu karşındakine verebilmen için , o'nu yaşatman gerekir.
Elma yı hiç yememişse elma demen bir işe yaramaz. Ama göz yaşı dersen bilir.
Filan yer desen hiç gezmemiştir ama şevkat desen bilir.
İnsan olansınız birsiniz. Birbirinizi aynı dilde böylece bilirsiniz.
Birlik olursanız beraber ağlar, beraber gülersiniz.
Sen kelimelerin manevi olanlarını seç.
Sözünle yüze tokatta atarsın, okşar gülümsetirsin de.
O halde aracı da amacına uygun kullan.
Sultana hizmet için.
Bu testi sevgi'nin sesi ile doludur , için...
18 11 2015
- - -
Görev nedir ?
Sen sana yakın olanın peşinden gideceksin. Herkesin yâri başka dır. Sen kendi yârinle örnek olacaksın. O kendi yâriyle. Yar gül yüzlüdür. Özlü sözlü dür. Zor günde de yanında dır. O yâri bulmak ta insanın görevi dir.
Bir gülle olmaz, bin gülü dereceksin.
- - -
Namık Kemal, Neyzen , Meryem…
Ne kapıyı çalan var ne de içeri giren, ne tek bir söz söyleyen..
Kötüye hizmet verin dedik bize küsüldü.
Zorluk gelince başa hemen kaçıldı.
Hani nerede bizlik, hani nerede birlik.
Sadece kalbimdekini söyledim.
Nerede , ne zaman, nasıl döner diye kendime sordum…
Biz eşşek idik te haber kesildi…
Bin sayfasını okudum alemden kesildim.
Hani nerede dostlarım diye kendime söylendim
Biz eşşek idikte haber kesildi
İşi gücü yok da her gün şaşarı..
Ne ağzımızın tadı kaldı ne soframızın kaşarı
Biz eşşek mişiz ki dostlar kesildi.
Halkın arasına indi sordu hanginiz aç
Benim torbamda herkese çorba,aş
Sen ben demeyen insan türedi
“Değişecek bu dünyanın gidişi” diye söyledi
Tek tek çaldım gönül kapılarınızı
Açın diye bekledim bir dünya asırı
Oyalanmadan çıkın dışarı,
Yüceye giden kervan peşine.
Göreve gelin gönlün peşine
Nefsi bırakmazsanız, yanacaksınız bir azap içinde.
Azap ne diyen insan türedi.
Bir şeyi gördüm ki bunları söylemeye mecburum.
Allahın nasip ettiği kadarına mezunum
İnancına sarılmış evlat türedi.
Nefisten gelir elem, bela
Yanlışın üstüne çökecek bu evlat dinime imanıma
Rabbinden güç alan insan türedi.
Dilerim, sahip olduğumuz güzelliklerden mahrum kalmayız. Dilerim dua ederim, ondan gelen hayırların tohumları bizdeki çorak topraklara düşer. Yeşerir,filizlenir... O güzelliklerden herkes faydalanır. Herkes birbirine meyve verir. Dilerim kıymet bilelim. Sahip olduklarımızın değerini zamanında görelim. Şükredelim. Gözümüze inen perdeden, kuruntudan, her türlü negatif tesirden ona sığınalım. Zorlukların sonunda verdiği hediyelerin mahcubiyeti ile ister gülelim ister ağlayalım. Rabbim sen yücesin, büyüksün. Karanlıklar içinde senin ışığını görmemiz için bize rehber ol. Bizi uzun yollardan dolandırma. Amin.
Melek Çakus Derslerinde şunları sık söyler; “ Arkadaşlar , siz ne diyorsunuz ?” , “ İsimleri biz takmışız.” gibi…
İstediğiniz dini, yolu , öğretiyi, mürşid’i izleyin… Onlar yol göstericidir. Fakat benim için gerçek; bireysel olan ifade şekliden geçer. Yani her insan kendi içindeki tanrısallığı tıpkı yüzünün ya da parmak izinin benzersizliği gibi ifade edebilmelidir. Bu da erdemli bir yaşam gayreti ile ortaya çıkar. İsimleri bırakın. Yolunuzu onların ışığı ile aydınlatın ama daha yürüyeceğiniz sonsuz mesafeler var. O yolları kendi kandilerinizin ışığı ile yürümenizi istiyor Tanrı. O kandillerin sonsuz yakıtı da siz de. İsimleri unutun. İsimleri önermeyin. Bu sizi itici yapar. Yaşamınızla örnek olun. İsimleri isimsiz bir şekilde yaşamınızla ifade edin. İşte o zaman istenileni verenler olacaksınız.
23 haziran 2015
- - -
“Bu gün bildikleriniz gelecekte bilecekleriniz yanında bir hiçtir.” YAREN
Daha önce de bu konuya benzer şekilde değinmiştim ancak benim çabam basitçe , önem verdiğim
konuların tekrarı dır. Tekrar ; öğrenmemizi sağlar.
kadarıyla” demeyi öğrenmiş olanlar dır.
Spritüel bilgiler, ya da kanal bilgileri diyelim… iki çeşit insanı muhatap bulur. Birinci gurup bu bilgi ile
tatminini sağladıktan sonra , güç sahibi olmayı seçer.
yanında hiç olduğunu anlayıp, kendi olanlara hizmeti amaç edinir. Kendi olanlara hizmet etmek, gönül
tatminiyle birlikte daha farklı ve geniş bütünlenişlere kapı açmanın anahtarı olur.
için çabalayan insanlar eninde sonunda o yüce gücün önünde diz çöküp , af dilemek zorunda kalırlar.
insanların elinden tutmak durumunda dır.
den ibaretim” düşüncesini sil. Manevi bir varlık olduğunu sık sık kendine hatırlat.
silahtır.
Nedir bilir misin “ had” ?
Sınır dır.
Had bildirmek, sınırı göstermektir.
Sınır nedir bilir misin ?
Gidebileceğin son çizgi dir.
Bilir misin yüce yaradan ne sınırlar çizmiştir.
Ne kanunlar koymuştur.
Geçilemez, ezilemez, yıkılamaz, karaya çalınamaz sınırlar.
Had bildirmek nedir bilir misin ?
Sahip olduğunuz değerleri kirlettirmemektir.
Negatifte olana boyun eğmediğinizi bildirmek, yaptığının yanlışlığını göz önüne sermektir.
O’nun çizdiği sınırları korumak , o sınırlardan örnek almak, güzellikleri yaşatmak sizin göreviniz dir.
Nefis size kumpas kurmuş. Görevinizi size zor göstermiş.
Bildiğinizi, size bildireni, bildirmekle görevli olduğunuzu size düşman belletmiş.
Haddini bilen , rabbini bilir.
Sevgiyle…
Eyvallah…
2 - haziran - 2015
Benim için güneşsin.
Işıkların ok gibi 4 yanımdan geçmiş.
yüreğimden girip bana karışmış.
Ham olan yerlerim sararmış.
Ağaçtaki meyve benim.
O üstümden akan da “balım” benim.
Az önce gördüğün çiçeğe konan arı da benim.
Sen benim için güneşsin.
Işıkların her yerde. Isıtmış ve yaşam vermiş.
Güzellikler tüm doğa da , birbiriyle onu tespih için yarışmış
Sen benim güneşimsin. Sevgimsin.
Sen içimde olan, orada duran, ara ara taşan…
Sen benimsin.
Güneşimsin
- - -
Gönlümüzü uçuralım. Uçurtma yapıp uçuralım …
Rüzgara karışalım, çiçeklere konalım….
Gökyüzüne ulaşalım…
El ele, kol kola, hizmet için yarışalım.
Kuşlar gibi, doğa gibi. Güneş gibi .. Ay gibi.
Biz bize hizmet edip, bizdeki o’na ulaşalım.
Biz olanlara kavuşalım. olmaz mı?
Olmaz mı ?
- - -
Madde'nin zırhını yırtalım. Biz, bize varalım.
- - -
Kader planı Tanrısal plan dır. İnsanın dünyasal varlığını aşan dır. Dimağlara sığmaz taşan dır.
- - -
" İnsan an dır. Zaman Değil. " _Yaren
"Madde araçtır. Maneviyat amaçtır." _ Yaren
Bu söz ; büyük bir bilginin iki cümlelik açıklaması dır. Bu bilgi sırrın artık sır olmaktan kalkması, tüm peygamberlerin insanlığa ortak mesajıdır. İnsanın insan olma bilincine varması için günümüz insanına da hatırlatılması dır. Bu bilgi için kitaplar yazılmış ve yazılacaktır. Sevgi dolu gönüllerde sayfa sayfa açılacaktır. İnsanın kendini bulması, bilmesi için O'na varana dek hizmet edecektir. Siz bilgi için yanıp tutuşup , bilgiyi bir yiyecek gibi hızla tüketme yoluna gidiyor, bilgi oburu haline geliyorsunuz. Oysa bilgi'nin idrakine varmak, gönlün tatmininden, ondan olanı korumaktan, maneviyatı beslemekten, baş tacı yapmaktan geçer. Maneviyata adanan , maneviyatla sindirilen bilgi, besinin sağlıklı sindirilmesine benzer. Maneviyatsız bilgi zehirler. O zehir sizi daha fazlası için tatminsizliğe sürükler. Maneviyatla özümsenen bilgiye sahip olursanız, daha fazlası için ihtiyaç duymazsınız. Artık bilgi, siz olursunuz. Bilgi nin maneviyatına varınca diri olursunuz. İki cümlelik bir bilgide O'nu bulursunuz. Size şah damarınızdan daha yakın olanı... öyle ise siz sizi arayın. Siz olanlardaki sevgiyi tarayın. O gönüller umman dır, onlara o ummanların kapısını aralayın. Sevgi ile. Saygı ile. Maneviyat ile.
30 nisan 2015
hayatının ustası ol.
sakin adımlar ile yürü.
kendinden emin.
yetişilecek bir tren olmayınca geç kalınacak bir yer de olmaz.
düşün. senin ve çevren için iyi olanı.
yaşa. Önünde olanı.
“Kimim ben Neredeyim , ne zamandayım …”
Yaşarken hemen şu an önünde…
Bu sana göre…
Hayatının ustası ol.
En iyi okulda okumuş. En iyi işi edinmiş. en korunaklı binaya yerleşmiş.
Damarlarında eroin hiç gezmemiş. Kendini yanlışa sürüklememiş.
Peki be adam, yanlış doğru yoksa sen neden hep doğruyu seçtin.
Sen nasıl oluyor da Tanrı adına konuştun?
O’nu anladığını nasıl, hangi dille söyledin...
Vallahi senin Tanrı diye tarif ettiğin senin zihninin kuruntusu,
Tanrı’nın düşüncesi diye anlattığın da o kuruntunun avuntusu.
O da bir şey bilmediğim...
İşte o zaman senin yolundan gelirim.
Ama dersen ki , ben bu yolu inşa edenim,
İşte o zaman sana gülerim.
Kavgayı hiç sevmedim, sözü kısa kesenim.
Daha da söylesem , menzilden çıkmana sebep veririm.
İyisimi susayım. Sivrisinek gibi ısırdım,
hadi şimdi kaçayım.
Kaçmak değil bizimkisi , o’nun emriyle uçayım.
Yaş odun gibi nefisten tutuşmazım. Nefisten kurtulsam kurur yanarım.
Nefisten yaş oldum ateşte tıslarım,
Öfkemden kurtulsam çıra gibi yanarım.
Bir kurusam parlayıp nur ile tutuşsam;
Hem ısıtsam hem de ateşe karışsam.
Ateşe karışmaktan murad ilahi aleme varmaktır...
Dostsuz kalana bu hayat çile dir ızdıraptır.
Ah-ı vah-ı silmek istersen, cananı kırma..
Daim şevkatli ol bu emir yaradan dır..
Yaradan dır sizi var edip halk eden...
Be cahil sensin cana zulm eden...
Bu söz bilirsin sonsuza uzanır,
Garip ... sabırsızlıkla noktaya uzanır,
Bilmez kimse can hızlanır, kıpırdanır,
Bu güzellikle içi kor olur ,
Zihin durulur... Hakka uzanılır.
........
Eyvallah. Sevgiyle....
19mart 2015



