18 Eylül 2021 Cumartesi

Akıldan, Gönülden..


18.09.2021


İnsandan beklenen, zorlukların içindeyken dengeli olmak, pozitif kalmaktır. Yoksa rahatlık, bolluk , huzur içindeyken o denge zaten kendiliğinden oluşur. Tekamülü sağlayan, zorluklar içindeyken gösterdiğimiz başarılardır. Bunun için dünyadayız. Olgunlaşma yolunda olan insanlar, gerçek güçlerini, kıyametin tam ortasında göstereceklerdir !

Sessizliğin içinde bir ses gerçekten var. O sürekli öten bir düdük gibi.... Tüm varoluşu ayakta tutan. Tanrı'dan gelen ve yarattıklarının var olmalarını sağlayan ses/sinyal/enerji.

15.09.2021
Olayları , madde ile değerlendirdiğimiz sürece , gerçek manâlara uzak kalacağız... Hakikati, surette arayanlarla çok düşüp kalkmak (fikir alışverişi ya da
tartışmak da buna dahil) sizi maddeye ve nefse doğru çekecektir. Aşağıdakine el/bilgi veriniz ancak , ardından Yükseliniz..

Ulaşacağımız ve ulaşmamız gereken yerler olmasa çok sıkıcı bir varoluş olurdu bu. Kendinizden mutlu olun çünkü yürümemiz gereken yollar var. Oralarda, şu an ki halimizden daha iyi versiyonlarımız var. Onlar, “gelecek” dediğimiz zaman dilimimde bizi bekliyor. Ama hak edip alırsak, çalışırsak çabalarsak ulaşacağımız bir zamandır o! Ve hepimiz daha iyisini yapabilecek güçteyiz. Sadece kendinizi başkalarıyla kıyaslamadan, sahip olduklarınızı koruyup, sahip olacaklarınıza kucak açmak yapmamız gereken. Kendinizi sevin. Eksiklerinizi bilin. Daha iyiye gidin. Gidelim...  

14.09.2021
MAnevi bir fotoğraf makinesi var. hayatlarımızın resimlerini çekiyor. Her türlü zorluğun içinde , ara sıra herhangi bir yere doğru bakıp kendinizle gurur duyarak gülümseyin. 📸İnançtan doğan cesaretin , varoluşsal fotoğrafları... İleride göreceğiz pozlarımızı...

6.09.2021

Sonu olmayan bir imtihanın talebesisiniz. 

Huzur ancak insanın kendi varlığında bulunur. 

Deniz fırtınalı olsa da denge içte kurulur. 

Bildim diyenlere sorudur: mutsuzların, umutsuzların, açların, haksızlığa uğratılmışların yüzü güler mi ? 

Onlar ki sevgi görmemişken doğruya erer mi?  

Bütünün imtihanı sonsuz, tek bir zerre kalmasın Tanrı’dan umutsuz.  

Susuza su, aça aş olur insan. Toprağa tohum eker, saban sürer. 

Gönüllere tatlı söz söyler, güller laleler biter. 

Dünya rahat yeri değilse de kendini bilenlerin içinde inancın imanın rahatlatıcı, koruyucu meltemi bulunur. 

Daim o esintiye yakın olun. Nefsi eğitip, yanlışa düşenleri eğiten olun. 

Haddini, Rabbini bilenlerden olun. 

Sağ olunvar olun 


5.09.2021

MAnevi metinleri yeterince çalışıp uyguladıkça, okumalar biraz yavaşlamaya başlar. Artık her okuduğunuz cümle hatta bazen kelime , başkalarına verilmek üzere bir kaç sayfalık bilgi açar. Elinizdekileri dağıtmak için dışarı çıkar ve adeta ihtiyacı olanı beslersiniz.




Madem , kainattaki her varlık için bir plan olduğuna inancım var.. O halde her türlü dünyasal kaygı ve korkuyu ret ediyorum.

4.09.2021

Tanrı negatifi , pozitifi yarattı seçimi insana bıraktı. Tekamül et ve bana dön dedi. İster pozitifi izleyip kısa yoldan ona dönecek, ister negatifi izleyip kirlettiklerini arıtmak zorunda kalarak O'na dönecek. Hata var. Suç var. Hatadan dönmek kolay. Suçu arıtmak zor. Dilerim hatalarımızı suça çevirmeden, O'na olan yolculuğumuzu sürdürelim.

O yarattı. O verdi. Almak insanın göreviydi. Çaba insanın ödeviydi. Bebek, sütü annesinden ister. Sütü, bebeğe annesi verir. O'nun yarattıklarını almak, vermek, kullanmak insanın sorumluluğu. İnsan, insana hizmet edecek. MAdem, bizde o yüceden bir güç var, o gücün kullanılması öğrenilecek. İnsan, insanla paylaşacak. İnsan insanı sevecek. İnsan nefsini eğitecek. İnsan aşması gerekenleri aşıp, bunları var edenine verecek. Olay insandır.

23.08.2021

Eğer bir şeytan varsa, nefsindir. Bir de şeytanlaşmış insanlar, varlıklar vardır. NEfislerine dönüşmüşlerdir... Yani akıllarını nefisleri ile bir edip gönlü örtmüşlerdir..

Kendini daim izle, kontrol et. Boş bırakma.. İnanamayacağın bir hızda nefsine/şeytana dönüşebilirsin. Maddenin sınavı böyle zorludur...

19.08.21

Bilenin bilmeyene, olanın olmayana borcu var. Ben sahip olduklarımla bir köşeye çekilirim deme lüksünüz yok. Bu hizmet kanununu ihlal etmektir.

16.08.2021

Elini sallasan her köşede bir molla kasıma çarpar. Yunus Emreler ancak kendini bilenlere yâr !

15.08.2021

Pamuk ve Kıvılcım : Pamuk inançtır; ümittir. Kıvılcım , Yaradan'ın ululuğu/keremidir. Pamuk olmazsa, kıvılcım onu tutuşturmaz. Pamuk bulundurmak senin görevin, onu tutuşturmak ateşin. Sen iste 'O' verir denir. İnancın senin isteğindir. Kıvılcım da duanın cevabı.

Sorgulamayı bırakamazsınız. Yargılamak ile sorgulamak gece ile gündüz gibi farklı şeyler. Tıpkı ikrar ve inkar kavramları gibi. KEndi hatasını inkar eden, başkası beni sevsin diye onunda hatasını inkar eder.Herkes seni sevemez. KEndini sevmeyen başkasını da sevemez. İkrar etmeyen, inkarların içinde haps olur. İkrar eden, gerçeklere uçar kuş olur.

Bir şeyden, bir düşünceden, birinden kurtulmak istediğinizde , düşüncenizde onun sizden uzaklaştığını değil, sizin ondan uzaklaştığınızı imgelemeyi deneyin.. Çünkü onun iradesi gitmek istemiyor olabilir. Oysa siz kendi iradeniz adına karar verebilirsiniz.

Muhtemelen bu enkarnasyonlarımız, herkesin acısına şahit olmak anlamında en zor yaşantımız ! Sadece kendi hayatlarımızın değil, gezegenin tüm yaşadıklarının ağırlığı omuzlarımızda...
14.08.2021
Sen, dünyada sevdiğin dizi filmin yeni bölümlerini istersin, dünyaya/dünyalara enkarne olmadan önce de kendine yeni hayat planları çizersin. Sonu gelsin istemezsin. Son , insan ruhu için değildir. İnsan ruhu Tanrısal dır. Tanrı tarif edilemez. Sonlu değildir. Bir son var ise de bizim anladığımız anlamda değildir.

13.08.2021

Hayalim şu demekten çekinirim. Bilirim ki, bizim için gerekenleri bilen bir "görevli plan" var. Bizleri, yaşamamız, aşmamız, gereken tecrübelere, kişilere, yerlere, sınavlara yönlendiren..

Bir çocuğun gelecek endişesi olmayan, mutlu güler yüzü bize derstir. Büyükler, karamsarlığı, sızlanmayı bırakmalı. İsa Peygamberin dediği gibi, şu kuşlardan örnek alalım. Onlar yarın ne yiyeceklerini düşünerek endişelenemezler. Rab, yiyeceklerini hep verir.


7.08.2021

Ruhsal bir varoluş katı var. Bu dünyada varlığınız nasıl sizin için şüphe götürmez ise, orada da öyle olacak. Bazen aynı kavramlar, o kavramları kullananlar, kavramların isimleri, içerikleri sebebiyle size uzak, anlamsız gelebilir. Kesin olan şu ki, bedeninizi bıraktığınız an rüyadan uyanır gibi asli gerçekliğinize kavuşursunuz. Yeter ki bu bilgiyi özümseyin, ve üzerine düşünüp kendinizi hazırlayın.

Beden, yere aittir. Ruh göğe.  

İkisinin dengeli birlikteliğinin gerekliliğini unutma. Dünya yere aittir. Ruh alemi göğe... 

Yer ve üzerindekiler geçici, gök ve içindekiler kalıcı. 

Yer, öğrenim yeri ve hizmet eden. Gök, o öğrenim için gerekenleri hazır eden. 

Yerdekiler göğe döner. Göktekiler yere gider.  

Yerde iken zaman, gökte iken an... 

28.07.2021

Bu dünyaya ışığını kendi içinde yakmaya ve etrafa yaymaya geldin. Bu karanlığın içinde sönmeye değil... Ayağa kalk !

Kendini sevmeyen başkasını sevemez. Kendini sevmeyeni başkası da sevemez.

Negatifte, pozitifte kendini dengele. Bazen "aşırı" bir mutluluk gelir, enerji gelir; ona kapılma. Mutluluğu yaşa ama farkında ol. Dengeni bozmasına izin verme. Bazen aşırı bir karamsarlık gelir, seni ele geçirmesine izin verme Onun farkında ol izle. Bırak canını yaksın. Geldiği gibi gidecektir..

" Veli " kelimesi , ermiş , evliya gibi anlamlarının yanında güzel gönüllü insan demektir. Bazen bir kütüphane okursun sana kalan olmaz; bazen de bir veli sana öyle şey söyler ki özün güler,yüzün güler, dilin tatlı söyler...


23.07.2021

Sen kendini "tanrıtanımaz" olarak adlandırsan da, eylemlerin hayra ise seni öyle görmem. Vicdanının söylediklerini yerine getiren ahlaklı insanlar, O'nun kanunlarına uyan insanlardır. Kavramları, maddeyi aşalım hakikate varalım.

11.07.2021
Şu evrende , Ölüme kafa tutmak gerçekten de ruh sahibi bir varlığın yapabileceği bir iş... Her doğan bu güce sahip.Ötesini bilmeden, "tamam ulan neyse ne" deyip her bedeli ödeyebiliyor. Filmin en can alıcı sahnelerinden... Bir diğer versiyon da şu, ruh varlığı dünyaya bedenlenmeden önce, dünyada neleri başarıp başaramayacağını bilmiyor. Zorlu sınavlar. Koca dev, şişeye girecek, bir bedene hapsolacak. Ve bir ses o cesur ruhtan : " Tamam ulan.. neyse ne !"

"İnsanlar birdir."

toprak hepimizi bağrına basar. Göz yaşı hepimizden akar. Yağmur yıkar. Öfke kör eder. Oksijen hayat verir. İnsanlar birdir. Ayıran nefistir..

Bir noktadaki ilme çok uzun yoldan gittik. Ama gönlüyle bakana yolu kısaltıp gösterdik. Görmek her gönül için mümkünken, o gördüğüne ulaşmak her çaba gösteren varlığın hakkıdır.

Dedi, otur. ne verebilirim sana ? Dedim, alabileceğim kadarını. Dedi, ben ne aldıysam sende de o kadar yer var. Ben dana ne alacaksam sende o kadar yer var. Eğer kendini bir damlaya açarsan, okyanusa da kapı açarsın. Bugün bir damlasını yarın ummanı kucaklarsın. Nasibini alıp git. Susayınca tekrar gel. Sen doyunca, artık testini başkalarına su vermek için getir doldur. Veren alır. alan verir. Nesilden nesile ulaşır. İnsan ister ziyan eder, isterse kazanç elde eder

Manevi arayıştayız. Nefsimizi eğitme yolundayız. Benim öğretmenim şöyle derdi, "hepimizde aynı kitap var, kimimiz baştan kimimiz sondan okur." Eğer ki bu arayış bizi güzel bir yere çıkarır mı diye sorasanız ben evet derim. Bir damla bizi buraya getirdiyse, okyanus kimbilir bizi nereye ulaştırır ?

Bildiğimizin öğretmeniyiz. Bilmediğimizin talebesiyiz. İnsanız ! Eksiğimiz ve fazlamızla kendimizi nereye kadar taşıyabildiysek oradayız. Kimsenin yolculuğu bir tahta padişah olmaya değildir. Bizler bir kervanın üyeleriyiz. Hep beraber hakka, Padişaha yürüyenleriz.

Bilip bilmediğini nasıl mı anlarsın ? Bildiğin seni mutlu ediyor mu ? Bildim dediklerin seni hayra eyleme geçirmeye teşvik ediyor mu ? Sevgide misin ? Bilgide misin ? Hakk'a şükür demisin ?

Özlem duygusu insanı ve tüm canlıları konuşturan. Nehrin özlemi bile O'na. Suyun yolu bile O'na varmaya... Bülbül aşkla öter, Yunus aşkla söyler. Çiçek aşkla güneşe, İnsan , aşkla geldiği yere döner.

Zamanla insan, dünyasal sınavlarına saygı göstermeyi öğreniyor. Onlarla çatışmak vakit ve enerji kaybıdır. Onların gerekliliğini anlamak ve aşmak için çabalamak insanın kârıdır.

Adam içmiş içmiş, bağırmış çağırmış, taşkınlık yapmış. Sonrasında polisler gelmiş. " Vallahi ben küfür edip etrafa rahatsızlık vermedim. bana bunu yaptıran içkidir. Bu yüzden de kabahatli o dur." Aşık olana da söyleten ÖZlem'dir. Onu hakikat sarhoşu yapan odur/O'dur.

Ben isterim ki tüm yaradılış o büyük murada ersin. Hep beraber huzurlu olalım. Yoksa çevrem yanmış yıkılmış ama ben ve ailem huzura ermiş kıymeti yok. Tüm yaradılış bir aile, ayrı göremeyiz. Bütünün mutluluğu bizim mutluluğumuzdur.

6.07.2021
O'na giden yolun kapısı küçük yapılmıştır .. neden biliyor musun ? kibirli ve asi olanlar başlarını eğsin diye.

Kapılar çok. Bilmediklerim daha çok. . Bunlardan bir tanesi var ki oradan geçmeden önce aklını bir kenara koyacaksın. Oradan gönülle geçilir.

KAPILARDAN BİRİNİN ÜZERİNDE YAZANLAR:

Her kişinin doğru kulpu tuttuğu olur elbet
Er kişi bir gün doğru kulp olur elbet

(Çalıpta açılmayan kapının müsebbibi biziz. Biz doğru olursak arzuladığımız kapı da hak ettiğimi zaman bize açılacaktır.)

5.07.2021
Ruhun ebedi mekanı tektir (ruhsal alem). Geçici mekanı çoktur (madde alemleri )

3.07.2021
Nefsini eğitme yolunda olmayan birinin üzerinde, ruhun elbisesi bol durur.

2.07.2021

Eksiğinizle, fazlanızla kendiniz olun. O zaman tadınız olur, böyle yapmayanın verdikleri yavan olur. Ağaç kısa da olsa, çarpık da olsa meyvesi tatlıysa , gölgesinin altında oturanı olur.


1.07.2021
Her ulusun bir dili var. Diller farklı olsa da özler birdir. Bir hakikat sayısız dilde ifade edilir. Kültürlerin getirdiklerine bağlı olarak kavramlar farklı kullanılabilir. Ancak gerçek bilgiler bir yerde birleşir. ÖZ'ü bulmak , birleştirmek insanın görevidir.

Tövbesi, ikrarı olmayanın ancak inkârı olur.

"Her şeye" dünyada kavuşmayı vaat eden birisinin sözü size vakit kaybıdır. Bir daire gibi düşünün. Yarısı maddede yaşanır dünyada tamamlanır. Diğer yarısı ve sonucu gerçek evimiz olan ruhsal alemde alınır.

Dünyadayız ve maddeyi yaşıyoruz. Bu yüzden maddesel ispatlara ihtiyaç duyuyoruz. MAneviyatı kullanıp, bunu madde dünyasında uygulayıp, maneviyatın madde'den üstün olduğunun ispatını sizler vereceksiniz !

En yararlı manevi öğreti, olumlu etkilerini iç dünyanızda, hayatınızda gördüğünüzdür. Gerçek bilgiler hayatı olumlu olarak değiştirir.

27.06.2021
Kim ne biliyorsa bildiğini unutsun. Bildiklerinin kıymeti yok, sevgisine tutunsun. Çok bilen değil, çok seven kurtulacak. Üstünlük dediğin birbirine duyduğun merhamette olacak.
Talep edene çok. Talep olmazsa sohbet yok. Gönülden birleşenler ulaşır hakkın sofrasına. Küsenler şaşırıp karışır beşer kavgasına.

26-6-2021
Allah var ise O'nun " sözünü" taşıyanlar sonsuza dek var olacak demektir. Söz, dilden düşse gönülde kalır. Gönlün üstünü toz örtse bir yel eser tekrar kendine varır.

24.06.2021
Yakıp, yıkmak kolay. Onu ateş de yapıyor... Nur olmak marifet. O , ışığı ile yol gösterip yanlışta olanı doğruya çekiyor.

Ayakları yere basmayan , akıl gönül süzgecinden geçip onay almayan bilgiler bizi bir yere götürmez. Gerçek bilgi, yaşamında uygulayabildiğin bilgidir; seni manevi olarak yükselten, meyvelerini toplatan, aldatmayan bilgidir.

23.06.2021
Kimse kimseden üstün değil, üstünlük eylemde. Yükseklik erdemde, alçaklık nefisle yapılan eylemde.

20.06.2021

Kült hareketlerin başındaki insanlar, müriterini uyandıracak kişilerden hiç ama hiç hoşlanmaz.

Put sahiplerinin peygamberlerden hoşlanmaması gibi.

19.06.2021
Kitaplarımın hepsinin değil belki ama çoğunun yazarı önlerinde saygıyla sevgiyle eğileceğim insanlardır. Hatta pek çok kitabı saygıyla , huşu ile elime alırım. Çünkü onlar enerjilerini o kitaplara bırakmıştır.

14.06.21

Put ile heykel arasındaki farkı bil. Putları kırarsan, geriye Tanrı kalır. O zaman tek Yaradan'a taparsın. Heykel'i kırarsan, heykel parçalansa da fikri kalır. Put tapılmak için yapılır, heykel bir fikri yaşatmak için.

Örneği/benzetmeyi/sembolü zorlamayacaksın. Örnek hakikatin anlaşılması içindir. Bire bir hakikati vermez. Örneği zorlarsan, örneğin verdiği sezgiyi ve o sezginin getireceği anlayışı kaçırırsın. Tıpkı güneşin battıkça sana geceyi tarif etmesi gibi.

13.06.21

Senin benim dostum en iyi Yunus olurdu.
Dağı , taşı ovayı onunla gezen olurdu.
Bir hakikatin peşinde gece gündüz yürür dururdu.
Dün, geleceğe karışır zaman kaybolurdu.
Derviş ruhlu isen bu sözüm sana.
Hangi çağda yaşasa hakikati bulan olurdu.


8.06.2021
Tanrı inancı olan, sonsuz varoluşa ve tekamüle inanan, maddeyi araç, maneviyatı amaç bilen hiç bir insan umutsuzluğa düşemez. Düşse dahi oradan çabuk sıyrılmalıdır.

7.06.2021
AR - UTANMA DUYGUNU KAYBETME iNSAN !

Bir gönüle dokunmak o kadar önemli o kadar değerli ki ... O dokunduğun yerden Tanrı'nın ışığı fışkırır, kirini pasını yıkar. Batılı yık-AR ! Nefsi kır-AR !

Farklı düşündüğün insanları sevebilirsin. Saygıda sevgide birleşebilirsin. Böylece dünyann salih insanlara kaldığını görebilirsin. O dünyayı kuranlardan olabilirsin.

5.06.2021
Can ışıksız diri olmaz. Sevmeyen, saymayanlar, maddeyi maneviyattan üstün tutanlar (kafirler) ölüdür.

31.05.2021

Hiç birimizin arayışı bitmedi. Yol uçsuz bucaksız. Bazen okuduklarımızdan, kendimizden, yakınlarımızdan bile usanıyoruz. Böyle durumlarda , zihnimizi dinlendirmeli, sahip olduklarımızın değerini hatırlamalı, bir gün içindeki eylemlerimizi gözden geçirmeliyiz. Sonra basite dönmeli. Bizi yormayacak olana. Bizi besleyecek, şevkat gösterecek olana... Bu herhangi bir şey olabilir. Yürüyüş, kitap, film, meditasyon.. Silver Birch'ün dediği gibi : " Bilgiye sahip olmak bilgisizlikten daha iyidir,fakat tek mihenk taşı gündelik hayatınızı günü gününe nasıl yaşadığınızdır."

Benim motivasyonum bir tartışmada haklı çıkmak olamaz. Beni tatmin edecek olan, insanların benliklerinde huzur, mutluluk, güven oluşturacak fikirlerin kapasını aralayabilmek olur.

30.05.2021
Kimi insanlar hizmet edip gider. Kimileri de defolup gider. Hizmet edip gidenler yeni hizmetler için hak kazanır, defolup gidenler kendilerini terbiye etmek , cevherlerini kirden temizlemek için yüklerinin üzerine yeni yükler alıp gider.
"Güle güle git"deriz. Hiç bir şey boşa söylenmemiş.

Kalbe işleyen sözler. Ben onlardan fayda gördüm, onlarla şifalandım. Onlardan aldım, ben olanlara verdim. Böylece insan olmanın muradına erdim.
Bilgiyi herkes alabilir, esası ise hak edenler.

HİÇ

Hakikat süslü püslü olur mu hiç ? Boyalar akınca aynı kalmazsa o güzellik olur mu hiç ? Ey hiç ! büyüklenip duruyorsan senden eser kalır mı hiç ?


29.05.2021


Bir eyleme geçmeden önce, gezegenlerin durumuna bakmayı kabul etmiyorum. Gezegenlerin etkisi vardır ama aşılması gereken etkilerdir. O etkiler sınavlar için çeşitli şualar gönderir. İnsan, kozmik etkilerden kaçmak yerine onların amacını ve nasıl baş edeceğini öğrenmelidir.

Küfür yeri ve zamanında çok faydalıdır. Şu dünyanın adaletsizliği ve zalimlerin zulmü karşısında sövmeyi ayıplayan iki yüzlüleri ve dangalakları etrafınızdan temizler.


27.05.2021
Bir dalgıç denizden her gün inci çıkaramaz. Arayan da, manevi denizlerin her gün inci vermeyeceğini bilip dünyanın çilesi ile barışık olursa inancını yitirmez.

24.05.2021

Sığda yunana laf etmedim. Derinlerin manzarası güzel, seyreyledim.. Gel sende izle şu alemi, terk et kumu, karanlık dehlizleri.

Amaç aynı , araçlar ayrı. Lütfen, karşınızdaki insanı hor görmeyin. Onu amaca yaklaştırmak için hizmet edin. Görevli olmanın gerektirdiği budur.

Evrensel yasalar var: Sevgi yasası, tekamül yasası, sebep sonuç yasası v.s... Bu yasalara uymayan sistemler, öğretiler sahtedir ya da eksik bilgiye sahiptir.


21.05.21
KENDİNİ BİL :

Sen, 7'lerin, 40'ların, meleklerin, bilinen, bilinmeyen boyutlardaki hayra koşturanların dünyadaki eli kolusun. Sen , inanan, seven , paylaşan, düşünen, ilerleyen İNSAN'sın.

KâFİR kimdir ? :
Sevmeyendir. Saymayandır. Maddeyi maneviyata üstün tutandır. Kalp kırandır. Hak yiyendir. Ezendir. Azandır. Bozandır. Yılan olup sokandır. Kibirle gezen, tehdit eden, , Ahlâkı kirli olandır. Kendisinde Tanrı inancı, yaratıcı bilinci aranmayandır.

Beni birinden ayıran onun Tanrıya inanıp inanması değildir. Ben Tanrısız olduğunu sananı da severim. O'nun Tanrısızlık zannı ile onu değerlendirmem. O zan, bir çocukluk fevriliğidir.

GEÇER :

Hayatta öyle sınavlar var ki... bunlar yaşamamız gerekenler. Bazen yardım eden, teskin eden, kimse olmaz. Senelerce ararız etrafta bir insan bulunmaz. Çaresi yoktur.. ama öğreteceği vardır. Kimse şaşmaz değil, o şaşkınlık içinde mutluluğu bir gün bulmaz değil..

BAzı insanlar , korkularını ve neredeyse hep şeytani insanların/toplulukların planlarını anlatıyor. Buna o kadar konsantre olmuşlar ve inanmışlar ki, Tanrı'nın planından bihaber kalmışlar...


2.05.2021
ATEŞİN DEĞİL NURUN IŞIĞI YOL GÖSTERENİN OLSUN : Bize ne zaman ne ışık tutuyor ? Bazen yanlış da ışık tutar bize, o yanlışın aydınlattığı karanlığa/bataklığa hakikat gibi yürürüz. Ne zaman ki o çamura saplanırız, ışık sandığımızın aslında ateş olduğunu kavrarız.

1.05.2021

SECDE'NİN BİR BAŞKA AÇILIMI:

En nihayetinde bildim diyen her varlık bilmediklerinin karşısında kendinin bir hiç olduğunun idrakına varır ve diz çöker. O noktada bir su damlası olma isteği değil, denize/bütüne karışma ' bir olma' isteği duyar.


16.04.2021

Dünya , içinde inci kolyeler olan derin karanlık koca bir sandık. İnsandık orada , her birimiz birer an'dık Bizler haktan yem bekleyen balıklardık. Bizi unutma, sakın bırakma diye yalvarırdık. Sınavlarını hakkıyla verip ona varanlardık. İŞte böyle hayatlarımızı sevgiyle andık.
10.04.2021
Kendinle kurduğun gönül sohbeti, başkalarının gelip oturmak isteyeceği büyük bir otağıdır.

1.04.2021

Negatifle mücadele üzerine : Bazen yalnızca nefsinizle ya da karşınızdaki kişinin nefsiyle değil, akıl ve nefsin birlikte kullanılması sebebiyle ürettiğimiz/üretilen negatif enerjiye eklenti olmuş "demon" larla da savaşırız !

25-3-2021

Yürekten dileyensen O mutlak verir.
Bir gün bir dane bir gün bir sofra verir. Bir gün tenin için bir hırka, bir gün canın için bir nur verir.
23.03.2021
İmtihanın içine nasıl büyük bir sevgi koymuşsun Rabbim.. Zorluğu görmedi onu görünce gözüm...

4.03.2021

KADER

Önceden belirlenmiş olanlar : "sana sunulan tohumlar dır" . Seçimine kalmış olan ise: "bu tohumlardan hangisini alıp ekeceğin dir". Yücenin yaradılış kanunlarından biri şudur : "Ektiğini biçersin"


27.2.2021

Benim öğretmenin, " siz ne diyorsunuz" derdi. 

O soru, yazılmamış bir kitabının ismiydi.

Biz yazalım istedi. 

Herkes kendi kitabını okusun, kendini okusun diledi.

" Bir cümle bile olsa söyleyin" derdi. Bir yerden başlamamızı istedi.

Herkes bir umman, sözün yok sanma. 

Dili yok dilsiz dersin, gönlü susuyor sanma.

Kendini o dilsize borcun yok sayma.

Gün olur damlalar birikir göl olur. O gölde yaşayan balıklar bulunur.

Yoktan var edildi sandıklarımız bizle böyle vücut bulur. 

Ne güzellikler gizli sizde. Yeter ki vermeyi dileyin cümleye.

Biz ister isek kapılar açılır, ondan alacaklarımızla etrafa ne zenginlikler saçılır.

Bu benim size gönülden hediyem.

Gönüldendir dedim ya bir karşılık beklemem.

Dilerim bir gün herkes bülbül olur  güle şakır.

O gülden alemlere mutluluklar yayılır.

Eyvallah.

18.02.2021 Hak onore etsin, halkın iltifatı baki değil. bugün severler, yarın söverler. Yol uzun, meşakkatli. Nefis isim ister, rütbe ister. NEfs ruha yük eder.. Yük dediğin binek ister. Eşek isen taşırsın, kuş isen uçar kendini ona taşırsın.

31.01.2021
Hakikatin sahibi olunmaz, hakikatin görevlisi olunur; Bir sahibi varsa da o yalnızca Yaradan. O da gönüllerde bulunur.


22.01.2021
Varoluşun sevgisiyle yananları, dostların hasretiyle çoşanları, sohbetin vecdiyle uçanları arar gönül. Özü gülüp, yüzü gülenleri, tatlı dille gelenleri, bal tefsiri soranları, hasret ile arar gönül. Hayran olup secde ettim, O'nu yarattıklarında sezdim, ışığından nebzeyle kendimden geçtim, hiçliğimde sarhoş gönül. Bir bedene bürün denmiş, dertler ile yüzleş denmiş, emir onun bilinmiş, Koşa koşa geldim gönül. Dünyayı hor göremem, sınavlar mukaddes gidemem, hikmeti var isyan edemem, savaşı barışa döndür gönül. Yunuslar bitmez,  haktan gelenler solmaz, sözün sonu gelmez gönül. KAlemi bıraktım yolum var, göz yaşı yaraşmaz her işte hayır var, ne eylerse güzellik var, kötü söze gelmem gönül. eyvallah der veda ederim, kardeşlerim der selam ederim, bir ölür bin gelirim, zerrelere erdim gönül.

26.12.2020
Kendine dön, bugünün dilinden konuştur kendi neyzenini. Hakikat her devir aynıdır. Kendisini zamanın dilinde anlatacak insan arar.


23 Ağustos 2020

TETİKTE OLMAK  

Nefis bizi her an dürter. Ben nefsimin efendisiyim düşüncesine girdiğimiz an ( ki dünyada olduğumuz sürece nefsimizle yaşayacağız) bir gevşekliğe düşeriz. Tavır olarak, nefse karşı pür dikkat olunmalı, teslimiyet ve akıl gönül ile kontrol altında tutulmalıdır. 

Uzak doğu sporları ile uğraşanlar bilirler, rakibimize karşı özel bir duruşumuz  vardır. Beden rahat, tetikte ama belli bir açıda, eller bacaklar savunma ve saldırıya hazır. Akıl ve gönül sanatımız, nefis bizi alt etmeye kararlı hasmımızdır. Hiç darbe almamak mümkün değilse de, minimum zarar görerek karşımızdakini alt edebiliriz. Yeter ki , çalışan, uygulayan olalım.

21 ağutos 2020
MAnevi çalışmalar sonsuz bir kaynaktır. Marifet doyduğunda kalkmak, susayınca gene aynı kaynağa varmaktır. Bazen bir yudum içersin, bazen testiler doldurursun. İŞin bitince madde dünyasının yoluna koyulursun.
- - -
Sözünü sakınma, bildiğini söyle. Bilmediğini öğrenmek için usanmadan bekle. İnsan kapıyı çalmaya görsün, açılmayan ev, saray, han olmaz. Sadece insanda o kapı açılana kadar bekleyecek sabır bulunmaz. Hak eden hak ettiğini alır. O hakka burç dayanmaz.

10 temmuz 2020

KAlbin düzenli şekilde atma  emrini O'ndan alır, Kuşlar yönlerini bulur, arılar bal yapar, hayvanlar görevlerini ondan alır. Aklın, serbestçe düşünme ve karar verme iznini O'ndan alır. Aklın gerektirdiği sınavları vermek üzere insan  madde dünyalarında sınanır.

3 temmuz 2020

Davetimiz kime ? 
İnsana.
Davet edilen mekana, dünyaya, ahirete, bilmediğimiz varoluş katmanlarına gideriz.
Gittiğimiz yerde ya gönül eğler, ya tekamül ederiz.
Bazen fire verir, bazen hep beraber alnı açık döneriz.
İlk daveti o yüce verdi. Ol !  dedi. 
Sonra da  “ bana gel !” diye söyledi.
Her zerre bu sesle inledi.
Bu hayırlı çağrı bize örnek edildi. 
Ona doğru gidilen yolda insan insana değnektir.
Sevgisini, desteğini esirgemeden verenlere,
Güle oynaya bize  gelenlere  , davete icabet edenlere selam ederim. 

Eyvallah Yarenlerim

14-Nisan-2020

Huyu, suyu, kabiliyeti, fikri, elmas olmuş olan birini kıskanma.  O hale gelebilmek için pek çok zorluklara maruz kalmış, çok çalışmıştır. Hayatlar ve hayatlar yaşamıştır. Sen bu parlaklığa kavuşmak için aynı yollardan geçeceksin. Vakit kaybetme, gün ağarmadan yola koyul. Unutma ki elmaslardan üstün elmaslar bulunur. Hepsi de Yüce'nin halk ettikleridir.


28 nisan 2018
" Şartlar başka , seçimler başka."
Şartlar'a mutlak kader, seçimlere de muallak kader diyelim. Şartlar doğum zamanımız, ölüm zamanımız,ailemiz,mesleğimiz,bedenimiz,fiziksel her türlü imkanımız.
Seçimler ise özgür irademiz. MAneviyatımız. Ruhumuz. Tüm manevi imkanlarımız.
Şartlar bizleri inceltecek, seçimler ise tekammül ettirecek.
Seçimler ile şartların üzerine çıkacağız. Seçimlerimizin şartlarımızdan güçlü olduğunu bilmeliyiz. Yaşamamız gerekenleri yaşarken, o yaşanacakları hayırla yaşamak, hayırla sevgiyle bilgiyle aşmak bizi bize, bizi yeni sınavlara taşıyacak.
İnsan ruhu madden üstündür. Yani sınavı icabı ona verilmiş maddeyi maneviyatı ile yenecek böylece tekammül edecektir.
Seçimler her türlü şartların üstünde dir.
Doğru seçimlerimiz arttıkça O'nun hayrına yaklaşacağız. Yaratanımızın lütfuna ve sevgisine yaklaşıp, ısınacağız. Çiçek açıp meyve verip olgunlaşacağız.


25 nisan 2018

Bir arınmışlık geliyor ... insanlığı yıkayacak. Kendini yıkayamayanlar bu gelen rahmetten mahrum kalacak

9 mart 2018 

Dağları delen ferhat kendi nefsini aşıp özüne varan dır.

1 mart 2018 

Bu dervişlik bir dilektir
Bilene büyük devlettir
Yensiz yakasız gömlektir
Giyemezsin demedim mi
Çıkalım meydan yerine
Erelim Ali sırrına
Can ü başı Hakk yoluna
Koyamazsın demedim mi
Pir sultan Abdal

Çok düşündürdü beni .Giyebildim mi gömleği dedim sordum kendime... Giyebildik mi diye sorguladım bizi.. sonra dedim ki, gömleği giyemedik ama canı başı hak yoluna koyma fırsatını verecektir o yüce bize... maddeyi aşacağımız güne... eyvallah...Sonra anamın gözünde gördüm varlığımı, onun yüzünde gördüm yüzümü. Ben o imişim ... o ben... bizlikmiş bu.. o gidince anladımsonra durdum... elllerime baktım... onun elleriymiş... hasta yatağındaki kanı gördüm.. o da benim miş.. öyle durdum ağladım...yürüyordu bir gece ... zifiri karanlık... korkmuştu.. yalnızdı.. ben mişim meğer kimsesiz ve korkan. sonradan anladımgiden de bir söz bırakıyor bize gelen de... tanrı hakikatiymiş insan ... o gücü şimdi kavradım.

26.02.2018
Doktor orada mısın derdime çağre?
Al bu hapı iç ama unutma ölüme bulunmaz çare.
Doktor orada mısın ?
Buyur dostum kapım açık, ne zaman istersen yarana çare..
Doktor ağrımı geçir..
Sen sana değer ver ihanet etmez beden.
Ağzından çıkana, gönlüne düşene dikkat et.
Doktor bitmez mi bu hayat çilesi ?
Her nefesin bir sonu var elbet. MArifet hayırla geçirmek. Yaşaman gerekeni yaşa , isyan etme.
Doktor keşke hep benimle olsan, ne zaman ihtiyacım olsa yardımıma koşsan.
Ben hep seninleyim, ben hep sizinleyim. Ben yarattıklarıma hitap, bilmek isteyenlere kitap, dertlilere derman, alemlere ferman,hastalara şifa, maddi manevi zorlukta olanlara eda, gönüllere neşe, dillere tatlı sözüm.
Ben çokta, azda,zerrede, katrede, ay'da, sazda, sözdeyim.
Beni her zerrede ara. Tüm yaradılışa şifa.
Hayır yağar, hayır doğar, hayır söyler, hayır çağlar, dağlar , kuşlar, güneşler, aylar...
Madde ve maneviyat bu kelamı bağlar.


VAR OLMAK
Var oluşun sonsuz imkanları içinde yol almak. Var edildiğinin bilinci içinde, varlığını, benzersiz varlığını ifade edip, var edilmişlere örnek olmak. İşte var olmak !

19 aralık 2017
YAĞ SUYUN ÜSTÜNE ÇIKAR. HER ŞEYİN BİR SEBEBİ VARDIR. HAKİKAT SEBEBİ GÖRENE YARDIR. BU MUTLAK KANUN TÜM MADDE ALEMLERİNDE VARDIR.

Gerektiğinde, hak etmeyene hak etmedikleri şeyler bir imtihan aracı olarak verilir, yahut hak etmeyenlere yine bir imtihan aracı olarak hak etmedikleri emanet edilir. Böylece, hak etmeyenlerin kimler olduğu ortaya çıkar ve hak edenlerden ayrılır.

24 temmuz 2017

Gözlerinizi kapadınız, dua ediyorsunuz.
Derinlere daldınız, tövbe ediyorsunuz özür diliyorsunuz.
Bütüne dua ediyor, Tanrınıza şükrediyorsunuz.
Ve duanız bitince amin diyerek gözlerinizi açtınız…
Acaba onun izni olmadan o dua halinden çıkış, fizik bedenle irtibatı hafiflemiş o anın bitimine ermeniz mümkün olur mu?
Dünya hayatı bir zillet değil, bir nimettir.
Çektiğiniz her zorluğa şükr edeceğiniz bir an ama dünya hayatınızda ama ilahi alemdeki hayatınızda mutlaka gelecektir.
Dünya imtihanlarına şükredecek, isyanlarınız için özür dileyeceksiniz.
Bunu gördünüz ve göreceksiniz.
Bu utanca az muhattap olmak için bol şükrediniz.
Rabbim sen lütfedensin verensin.
Kudretinle yeri göğü var edensin.
Birsin.
Lütfen, yalvarıyorum hak ettiklerimize izin verilsin.
Senin lütuflarına ulaşalım.
Ver Yarabbim, bulut olsun yağsın.
Dua olsun aksın.
Kudret olsun taşsın.
Ve oluş, varoluş hiç durmadan çağlasın.
Sen bizden vazgeçmezsin, biz bizden nasıl geçelim.
Dünyaları çiçeklerle nimetlerle bezersin, nasıl ihanet edelim.
El elden üstündür der büyükler.
Gerçektir, nasıl inkar edelim.
Küçüklüğümüzü bilelim.
Kendimizi silelim.
Varlığımızı var oluşa sen koydun, bu canı sana teslim edelim.
Senden kopan sana döner. Yer gök seni tesbih eder.
Bildiklerimiz zerre, bilinecekler umman.
Sevgisisiz sevilecekler var.
Bilgisiziz bilinecekler var.
Hak edeceklerimiz olacak bize yar.
Hak etmezsek o yar bize varır mı ?
Kapısında yatsak bizi içeri alır mı ?
Layik olmadan isteklere ulaşılır mı ?
Sen sana ulaş. Sen bütüne ulaş.
Nefsinle uğraş, gönlünle arkadaş.
Savaş.
Kılıçsız savaş kazanılır mı ?
Gayretsiz ulaşılır mı ?
Canın yansın, kanın aksın.
Dünya zorluğu bu sadece bir perde.
O perdeyi tut çek yırtılsın madde.
Açılsın sahne.
MAneviyat, maddenin derdine çağre.
ÇAğır,çağır. İste kulum.
Bağır.
Beni sana, beni size, beni yara, beni tuza, beni bala çağır.
Her zerrede size döneceğim.
Her zerrede sizi seveceğim.



26 ağustos 2017

Şeytanlaşmış insanlar, güçler , öyle bir algı yarattılar ki artık “islam”, “Kur’an”, v.b. denilince “terör” anlaşılıyor. Maalesef din; ya din bezirganlarının elinde bir çıkar aracı ya da emperyalistlerin elinde bir manipülasyon silahına dönüşüyor. Ama gerçek dinin ne olduğunu bilen varlıklar bir gün Musa gibi Firavunların karşısına çıkacaktır.


11- ağustos-2017

Siz size değer verin. Böylece değer bilirlik içinde size değer verenleri bilin. O birlik içinde Tanrımızın bize verdiği değere layik olarak yaşayın.

22 temmuz 2017
Yüce Rabbim,


Senin bizden istediğin gibi insanlar olacağız. İnsan olmaya layik, sana layik, bize layik olacağız. Sen bizi var ettin, bizler doğruda olacağız. Şu dünya hayatımızı, iyide hayırda geçirme gücü ver. Her türlü zorluğun sınavın ortasında ayakta durma gücü ver. Bize öğrettiklerinle örnek olma gücü ver. Nefsimizden , gönlümüze sığınırız. Vesveseden, aklımıza sığınırız. İnsanların ve tüm negatif enerjilerin şerrinden sana sığınırız. Madde’nin geçici, maneviyatın sonsuz olduğunu biliyoruz. Bizlere, maneviyatı yüceltme, madde’nin kaygılarına kapılmama gücü ver yüce Allahım. Sana sığınırız. Senden yardım dileriz. Dilerim sana layik olarak döneriz.
Amin.

20 temmuz 2017

Benim nasibimmiş.
Ne hak ettiysem Rab vermiş..
Almışım, heybeme atmışım.
Yeri gelmiş yememiş paylaşmışım.
Neden diye sorma, nasibim o benim.
Denizlere dalmışım, inciler toplamışım.
Her bir yaşamda bir inci, boynumdaki kolyeyi öyle takmışım.
Her kimde ne var ise hakkıdır.
Hakkı değil ise ya ip kopar, ya da inciler derinlere batar.
Hakkın olmayana uzanma denizde boğulursun.
Hakkın olana sarıl onun lütfuyla buluşursun.
Her ne ararsan sende ara bulduğun da övünürsün.
Size sizdeki yetecek.
Sizdekini almaya var çok gelecek.
Gününüz aydınlık, geleceğiniz ışık olsun.
Işıklarla aydınlattıklarınız sizin evlatlarınıza beşik olsun.
Bini bir de ara, çoğu azda tara.
Seni sana, beni bana, bizi ona emanet edelim.
Dünya yaşamımızı hayırla yaşayıp evimize dönelim.
Hak ettiğimiz yerlerde buluşup, el ele gönül gönüle hizmet edelim.
Eyvallah Yarenim.

29 Haziran 2017

Muhakkak ki Türk Milleti bağrından nice büyük evlatlar çıkarmış ve insanlığa hediye etmiştir.
Geçmişte böyle olmuş, gelecekte de böyle olacaktır.
Bu millet pek büyük Türkler yetiştirecektir.
Atatürk’ler sizi ve beşeriyeti yükseltecektir.
En büyük karanlıkların sonu mutlak aydınlıktır.
Mesele, sabır ve teslimiyetle doğacak yeni güneşi beklemektedir.
Hak edenler hak ettiğini mutlak alacak.
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
( Kaynak: Bir Türk evladının gönül mabedi.)


12 haziran 2017

Eksiğini kabul ve ikrar eden; gelişmenin ilerlemenin yolunu açar. İnkar eden yerinde sayar. Her ikrar ileriye atılacak olan adımın niyeti, her inkar arkasına saklanılacak korkunun bahanesidir.

12.05.2017

Koruyan Onun lütfudur. O değil.
O hem sizde, hem ulaşılmaz.
Siz size yardım edin ki; o size yardım etsin.
Yardım eden Onun lütfudur. O değil. 
O, hem sizdedir. Hem ulaşılmaz.
Siz size yardım edin ki, o size yardım etsin.
Yardım eden onun lütfudur. O değil.
O, hem sizdedir. Hem ulaşılmaz.
Siz size yardım edince, Onun lütuflarına hak kazanmış olursunuz.
O sizdedir. Siz, bizde.
Onun lütuflarının hizmetçileri, uygulayıcıları, gönüllü erleri vardır.
Bedenli, bedensiz...
Vakar ! İnsanı yakar.
O yanışta olan; lütuflara mazhar.
Ar! yaradılışta size verilen; Onun huzurunda hissedilen.
Sevilmeyi bekleyen bir evladın ar'ı...
Yar! Sevene, bilene, gülene, gelene yar !
Zar! Bilinenle bilinmeyen arasındaki geçiştir.
Nar! Ateştir. 
Madde ve maddesizlikte yanar.
Bu kadar.
Eyvallah.

5.05.2017

Şafağın bir vakti var.
Gecenin içindesin diye gündüzü inkar etme.
Tanrıya inanıyorsan, gecenin dağılıp güneşin doğacağına da inanmalısın.
Unutma , her şeyin bir vakti var.
Doğumun, ölümün, dağılmanın, toplanmanın.
Zamanın ve zamansızlığın.
Yemin olsun; " Gün mutlak geceyi böler ! "
Gün ışığı pencereden girer.
Ve sen son nefesinde şükreden.
Hakkı bilen, acıyı seven, emanetlerine şükreden.
Allah de ve dur !
Gülümse.
Doğuma da , ölüme de.
Hakkı seven acıya şükreden.
Doğrul.Ayağa kalkan doğruda dır.
Maddenin işi bu tökezletir, düşürür.
Kalkmak insanın ödevi.
Tekamül de bu işin değeri.
Öyleyse önce kalk. Ve iyice doğrul.
Yücenin estirdiği melteme sokul.
Onu izle. O serinlikle.
Ne zaman ki şükredemediğini görürsün,
ne zaman ki acıya kapılıp, kendi kendini yerde sürürsün....
"Allah" de !
Dur.
Bekle....
Bekle...
Bekle.
Sonra doğrul.

Eyvallah pirim, eyvallah yarim,eyvallah Yarenim,eyvallah bilenim, ben bir hiçim.

26.04.2017

Sahip olduklarına şükretmiyorsun.
Acıya nasıl şükredeceksin ? 


14.04.2017

Kendimi kaybetmiştim seni buldum.
Seni bulunca beni buldum.
Seni kaybettim kayboldum...
Seni sende, beni bende buldur Yarenim.
Allah bir alırsa bin verir derler...
Bir gittin pir gel, bir kişiydin bin gel Yarenim.
Düşenin dostu olmaz imiş.
İnsanoğlu çiğ süt emmiş.
Bu iki kollu hayvan, deniz, derya geçmişte nefsi yüzünden son nefesi bir karış suda hitama ermiş.

Eğer yanlış bir söz söylediysem seni görmek nasibim olmasın,
 doğru söylediysem de Tanrım beni sana ulaştırsın.
Sevginin birliğine, yetimin hakkına, barışa, kardeşliğe yetiştirsin.
İnsanlığı artık ıslah etsin.
Yarenim bu benim sana hitabım...
Bir ses ver bana , bir duyuş..
Kervan nerede bulamadım. yol mu yarıldı, gök mü dağıldı...
Hani nerede kutup yıldızı, nerede güneş, nerede ay.
Nerede  dostlar..
Nerede köpek. Kuşlar nerede. Rüzgar kesildi, meltem nerede?

Yuvarlanan bir taş mıyız...
Çamur mu kapladı bizi ?
Ya bu karın üstündeki belirsiz ayak izleri ? 
Yoksa buradan mı geçti, musa, isa, mevlana
 yeni bir kervan mı çıktı bu buzlu karlı yola...


Her nerede nasılsan hayırda ol...

Alemlere ışık, seni hak edenlere beşik ol.


Eyvallah Yarenim.



not: yakın zamanda, "özel" bir klasörü yanlışlıkla paylaştım. Bir kişi görüntülemiş. O da o'nun nasibi imiş. Okuduklarını saklamasını rica ederim. 

29.3.2017

Birbirinizin yoluna saygı duyun.
İnsanların imtihanları ve dolayısıyla yolları ayrıdır.
Dağın eteğine giden pek çok yol var dır.
Yolu oluşturan "ol" emri dir. Gel emri ile "olan" insan , yola koyulur.
Yola da, insana da ol emrini veren o tek yüce dir.
Amacı da aracı da o yaratmıştır.
"Yol" imtihanların geçirildiği mekandır.
Yol anlardan oluşmuş zaman dır.
An; ona giden en kısa birim dir . 
An; O'na giden en kısa yoldur.
Nasıl ki şu an O'na varmanın nasıl bir şey olacağını bilemiyorsanız..
Nasıl ki sonsuz bir varoluşu hayal edemiyorsanız...
Şu kısıtlı ömrünüzün, çok kısıtlı gününüzün sonunun da sizi nereye vardıracağını, daha doğrusu 
o yolun üstündeki imtihanların mahiyetini ve yolun sonunda (ki o bir son değildir) neler tecrübe edeceğinizi bilemezsiniz.
Bu bilinmezlik , işin büyüklüğü ve yüceliğindendir. 
Ne kadar farklı yüz varsa, o kadar farklı son ve ders vardır.
Bu da yaratıcının kudretine bir örnektir.
Bir saat sonra ne olacağını bilemezsiniz.
Bir saniye sonra ne olacağını da...
İnsan an dır. Zaman değil.
O anlar içindeki sınavlarınız gerçeğiniz dir.
Sınavlar an'da verilir. 
Bu yol beni buraya vardıracak demeyiniz.
Kendiniz için söyleyemezsiniz, başkası için de söylemeyiniz.
Hayırla yürüyün, ve nelerle karşılaşacağınızı bekleyin.
Beklediklerinizden çok farklı sonuçlar göreceksiniz.
Çünkü hayat bir sır dır. İnsanın tekamülüne hizmet eden bir sır.
İnsanın sırrı dır.
Öfleyip,püflediğiniz isyan ettiğiniz hayatlarınız sizin O'na olan yolcuğunuzun "yolu" dur.
O yol bittiğinde beklediklerinizi de göreceksiniz...
Bir sınavınızı bitirdiğinizde beklemediklerinizle de karşılaşacaksınız.
Başka bir yere geldiğinizde ise tam da beklediğiniz sonuçlara ulaşamayacaksınız.
Bir başka  yere geldiğinizde düşünmediğiniz güzelliklere kavuşacaksınız.
Yaşamak istediklerinizi değil yaşamanız gerekenleri yaşayacak , eksiklerinizi mutlak tamamlayacaksınız.
Ben bilirim demeyin.
Siz kimsiniz ?
Siz, "bu bilgiler yeryüzüne gelmiş en büyük bilgiler dir" diyorsanız , ve insanlara öğretmenlik taslıyorsanız birer hiçsiniz.
Siz, " ben bir şey bilmiyorum. kendimi haddimi biliyorum" derseniz varlığınız içinde güçsünüz.
Ben biliyorum diyenler şeytanları çağıranlar ve onları toplayanlardır.
Mukaddes sahanıza neleri, bedenli bedensiz hangi varlıkları topladığınıza dikkat ediniz.
Alçak gönüllü olursanız korunursunuz.
Eyvallah.

21.03.2016

Yanlış ve doğru yoktur, insan negatifi seçerekte evrilebilir diyen sözde eğitimciler görüyorum. Ve söyleyecek söz bulamıyorum. Her negatif er geç pozitife dönmek zorunda dır. Kim ne yaparsa kendine yapar. Eğer siz de hatanın daha da ötesi suçun olmadığına inanıyorsanız bu sizin seçiminiz olacak. İkililik sadece Tanrı için yoktur. Siz Tanrı mısınız ? 

19.03.2017

Yanlışta olanlar sizin size varmanızı istemez.
O yüzden siz ne diyorsunuz demez.
Siz size soruyor musunuz ?
Eğer sormuyorsanız bu da bir yanlıştır.
O adil ise, başkasında olup-ta sizin ulaşamayacağınız hiç bir şey var etmemiştir..
Sizin secde etmenizi engellemek isteyenler, yani sizin size varmanızı engellemek isteyenler var.
Bu engellerden en önemlisi sizin kendi nefsiniz dir.
Gerçek anlamda kendinizden başka hiç bir güç bunu engelleyemez.
Olumsuz telkinlere,tehditlere karşı yaratana teslimiyetinize sığının.
İçine su alan şişe batar. Tıpası sıkı olan en büyük fırtınalardan sonra  denizin yüzeyine çıkar.
Secde etmek, sizin ona imanınız, sizdeki o'na inancınızdır.

6.03.2017

Obsesif vakalarla mücadele etmek zorunludur.
Aksi halde negatif etkilerle zarar görmüş obsesif kişi aynı enerji ile o çevreyi etkiler; daha doğrusu o hastalığı bulaştırır.
Hasta kişiye asla sürekli söz verilmemeli, sınırlar çizilmeli, akıl ve gönül dışı her beyanı için uyarılmalı, gerekirse ortamdan uzaklaştırılmalıdır.
Bu tür kişilerle mücadele edilirken asla korkulmamalı, teslimiyet korunmalı, dengeli sakin ve kararlı olunmalıdır.
Kişinin obsesyondan kurtulması, egosunu kontrol alma isteği ile başlar.
Bu noktadan sonra hatalar görülür...
Pozitif bir topluluğun içinde serbest bırakılmış bir vaka evin içine salınmış azgın köpekler gibidir.
Kırılmadık eşya,parçalanmamış yastık, pislenmemiş halı kalmaz.


6.03.2017

Gerçek kabiliyetimiz düşünme ve sezgi; "akıl ve gönül" öğelerini kullanabilmemiz dir.
Kendimizi ifade etmeyi öğrenmeli, kendimizde bulduğumuz gerçeğimizi sunmalıyız.
Ve bu gerçek ne çok yumuşak ne de çok sert ifade edilmeli.
Yalnızca dürüst ve kararlı bir şekilde ortaya konulmalı.
Senin tecrübelerin sana aittir.
O tecrübede kendini bulacak olanlara ışıktır.
başkasının ışığı bize yol gösterse de,
Işığı yakmayı öğrenmezsek karanlıkta kalabiliriz.
Çünkü dış kaynaktan gelecek bir ışık koşullara bağlıdır.
Oysa içimizdeki tanrısal ışık her an baş vurabileceğimiz, düşüncenin, samimiyetin ve teslimiyetin aracıdır.
O halde kendi ışıklarımızı yakalım.
Hepimiz tanrısal kaynağa kanalı olan pınarlarız.
Taşıma su ile değil,
Bizden çağlayan sular ile değirmenlerimiz döner.


5.03.2017

Ebeveynlerini ıslah etmek için gelmiş varlıklar vardır.
Onları doğruya taşımakla görevlidirler.
Tekamülün belli bir noktasında olanlar bir geridekine el uzatır.
Doğruyu, yanlışı içinde bulan insan görevini bulmuş, kendini hatırlamış insandır.
Ailesi olarak seçip geldikleri varlıklara Tanrısal bilgiyi göstermeleri gerekir.
Bunu öyle bir denge içinde yapmaları gerekir ki , ne kendilerini ne kendi olanları yanlışa sürüklemesinler...
Geridekine hizmet ne kadar büyük ise hizmeti başaran varlık o kadar başarılıdır.
İşte peygamberlerin hizmetlerini bir de bu açıdan değerlendirin.
Değerlendirin ki ; kendi küçüklüğünüzü, ve o küçüklüğün içinde gelişmesi istenen ve mümkün olan büyüklüğün potansiyeli karşısında secde edin. 

Bu büyük hizmet sahalarına erişmek yerine , maddesel kaygıların ve kavgaların içinde kaybolanlara uyarı dır.

1.03.2017

Manevi konularda insanları bile isteye yanlışa götürenler büyük bir vebal içinde dir. Yalnızca kendi odunlarını değil, başkalarının odunlarınıda öte tarafa götürecekler.

13.11.2016


Varılacak yer bir , yol bin bir.
İnsanın aklı ve gönlü en büyük pir.


3.09.2016

Bir zamanlar gül yüzlü, tanrının sevgilisi bir kazandibi ustası yaşarmış.
Bu usta, 7 yaşından beri babasından öğrendiği kazandibini her gün düzenli yaparmış.
Savaş olsa yaparmış, barış olsa yaparmış. Bayramlarda bedava dağıtırmış.
Hiç evlenmemiş. Hiç tatile çıkmamış. Küçük bahçeli bir evi varmış.
Suyu tatlı bir kuyusu varmış.
Köyün hiç bir yerinde o tatlılıkta su çıkmaz, bütün köy buradan su almaya gelirmiş.
Bir gün bir alim, tatlıcı ustanın adını duymuş ve onunla konuşmak , tanışmak
istemiş.

Huzuruna varmış. Alim Tatlıcı ustaya sormuş : " Bilgiyi sunan mı bilir ? Alan mı ? "
Usta cevap vermiş : " Bilgiyi haktan alan bilir. Kuldan alan eksik bilir. Şöyle ki ; sana şimdi sorsam bu kazandibinin tadını en güzel kim alır ? ne cevap verirsin ? "
Alim tereddüt etmeden yanıtlamış:  'Tadı güzel. Tatlıyı yapan ne kadar tat alırsa, onu gelip yiyen de aynı tadı alır. Çünkü tat tat dır."

Usta cevap vermiş : " Bilemedin. Bunun tadını ancak yapan bilir. Çünkü o tatlıyı meydana getirirken hangi malzemeleri nasıl kullanması gerektiğini , ateşinin odununu, kıvamını öğrenir. Üstelik ,  tatlıyı yapan onu sıcak yer. Geriye kalanlar ise ancak soğuk yer. Demek ki , bir değeri meydana çıkaran  , o değerin sunulduğu insanlardan bir şeyi fazladan bilir. "

Alim atılmış: " O halde , şu pişirdiğin taze sıcak kazandibinden biraz ikram ette bende senin bildiğine ereyim."

Usta yanıtlamış: " sen sadece sıcak bir tatlı yemiş olacaksın. Oysa onu meydana getiren sırra vakıf olamayacaksın. "

Alim konuşmuş: " Bende senin çırağın olurum. "

Usta alime dikkatle bakıp :" Sen kendi yolunda yürü. Kendi bilgini kendinden al. Böylece sana ait olanın sahibi ol. Onu sen olanlarla paylaş. Bu bazen aştır, bazen ilim dir, bazen ölüm dür, bazen düğün dür. ŞEkli değişir ancak adanmışlığın gerektirdiklerini değiştirmez. Bunu sıcakta yesen soğukta yesen güzel tatlıdır. Sıcağın sırrı tadında değil, yapanın emeğinde saklıdır. Velhasıl sorunun cevabı şudur: Bilgiyi haktan alıp halka veren bilir."

24 8 2016

Her nefsinizi yendiğinizde..
Her kendinizi kontrol ettiğinizde yeni mucizeler olur.
An tanrısallaşır.
Muallağınız çiçek açar.
Geleceğiniz güzelleşir.
Siz sizden memnun olursunuz.
Sınavınızı aşarsınız.
Sevin. Sayın. İnanın.
Gizem budur.
Kazanacak olan sizsiniz.
Tanrımın hediyesi budur.
Bu ödüle ulaşmanın sırrı budur.
Nefsinizi susturduğunuzda izleyin.
Anı izleyin. Zaman bükülmeye başlar.
Zamansızlıktaki siz gülümsemeye başlar. 
Sizden hoşnuttur. Anda sınavınızı verdiğinizi anlarsınız.
KEndinizi anda geleceğinize de taşırsınız. Gelecekteki siz de sizden memnun olur.
Siz sizi an da mutlu etmiş olursunuz.
Zaman ötesine geçmenin yolu işte bu dur. 
Nefsi durdurun.
Pişman olmamak için.



04.08.2016

KENDİNİ BİL :
Kendi gerçeğini, eksiğini fazlanı bil
HADDİNİ BİL:
Gücünün sınırlarının farkında ol. Bilgi'nin derecesinin farkında ol. El elden üstündür daim mütevazi ol.
RABBİNİ BİL:

Seni yaratan Allah'tır. Yalnız ona ibadet et ve ondan yardım iste. 

29-7-2016

Aşıklık, maşukluk güzeldir ama kendini bilmek gerekir.
Kendini kaybedersen, bir gün tekrar bulmak gerekir.
Günü geldiğinde dağlarda gezersin, yeri geldiğinde şehre inersin..
Hizmet eri nerede, nasıl dır derlerse, burada göreve hazır bekliyor dersin.
"Söz"; sorulara hızırdır.
"Öz"; var ediliştir, oluşun hası dır.
"göz"; gören dir,lütuftur. Görüp anlamak, şükretmek için dir.
"diz"; düştüğünde üstünde durmak,
"diş"; sert olanı yumuşatmak ,çiğneyip öğütmek, bize katmak için dir
"saç"; süs tür.
"El" ; veren dir. Alan dır. Şükre, gök yüzüne kalkan dır.
"ayak"; seni hakka taşıyan,halka kavuşturan, yavruna,eşine ulaştıran dır.
"insan"; bütün bunları kendinde toplamış olan, alemlerin emanet edildiği umman dır.

-                            -                                             -
Ne zaman nefsimi yensem yeni bir kapı açılır.

- - -

Gülyüzlüler. Sümbül derdiler. Yere serdiler. Gıybeti yok edip hakkı dediler. Ne istersen kendinde var. Nefsinde sende gönlünde. Bağda sende bahçe de. Gülyüzlüler. Derde derman oldular. İnsanı sevdiler. Yaradanı saydılar. Canlarını verdiler. Bendiler biz oldular. Vatan oldular. İsimsiz dir. Toprak oldular. Cisimsiz dir. Maneviyatta yaşam buldular. Işık oldular. Ne arıyorsun? Ne buluyorsun? Rabbine secde de mutlu oluyorsun. Ne ararsan kendinde bul. Hatayı, sevabı , güzelliği, çirkinliği. Korku var ise çare ol. Kavga var ise barış ol. Şüphe var ise emin ol. Nereye gidersen git sen ol. Oradakilerle biz ol. Sus.. Dinle... Ne yapman gerektiğini bilecek, herkese diyecek, gönlün güzelliğini sereceksin... Sus... Yazma... Yazıda kaybolur bazı hakikat. Sadece yaşa. İsimsiz olacaksın. Cisimsizliğe kavuşacaksın. Maneviyatta yaşam bulacaksın. Eyvallah. 13 temmuz 2016- 13:00

-                               -                                 -



25-06-2016
Gerçeği gören alçak gönüllüdür. Gerçek; insan blinci için değişken dir. Ancak Tanrısal gerçek değişmez dir. Birlik bilinci Tanrısal Bilinci kavramanın ilk eşiği dir. O noktadan sonra Tanrısal gerçeğin kademeleri yükselir. Buradaki görecelilik artık birliğin değişmezliği temelinde genişleyen uçsuz bucaksız bir bilgi dir. Kendini bilen, gücünü eline alan dır. Ancak bu biliş , egosal değil bütünsel ise doğacaktır. İnsan eksiklerini kabul etmeli ve teslimiyet içinde o eksikler üzerinde çalışmalı dır. Basit olanın içindeki değeri bilin. Cennete çocukların ayakları ile girebilirsiniz. Çocukların gülüşleri ile. Cennet bir bilinç hali dir. O halin içine girmek huzura ermektir. Düşmemek mümkün mü? Madde nin tabiatına aykırıdır. Kalmamak ise ruh için mümkün değil dir. O da ruhun tanrısal yaradılışına aykırı dır. Ve ruh maddeyi yerinden kaldırır. Varması gereken yere var dırır. Kendinizi bir yere bir ekole hapsetmeyin. İsimlerin peşinden gitmeyin. Biz olmanın bilincine varmış varlıkların öğretilerini öğrenip uygulayın ve kendi içinizdeki ifadeyi yakalayıp dışarıya çıkarın. Çünkü ona olan yolculuğunuzda , kendi gücünüzü elinize almanız gerekir. Takip eden, takip edilen olur. Takip edenlere kendilerini bulup, bildirmesi görevi olur. Dünya hevestir geçer. Siz , elinizde var olan sevginiz. Hayıra kullandığınız bilginiz, evrensel kayıtlara geçer. Hayıra olan hiç bir şey kaybolmaz. O tohum dur ki , çorak toprakta can bulur. Çölleri yeşillendirir. O insan ki, mutluluk çağına evrilir. Sen sendeki seni bulup çıkar. Sen olanlara aktar. Onlar seni kucaklar. Kucaklayanlarınız çok ola. Eyvallah.

---                                 ------------                         ---------



İnsan ölür, nefsi ölmez.

-                                     -                          -
Kötüyü tanımak ve tanımlamak zorundasınız. Bilmediğinizi , tanımadığınızı yenemezsiniz. Hilelerini, yalanlarını, silahlarını ... Kullandığı her türlü negatif silahı tanımalısınız. Ancak iyi bildiğinizle mücadele edebilirsiniz. Diğer türlü savunmasız kalırsınız.
Uzak doğu dövüş sanatlarını inceleyin. Gelen tesirin nasıl bertaraf edileceğinin ilmi dir. Her türlü negatif tesirin karşılanması bir ilim dir. Bunun düşünsel, enerjisel pek çok metodu var dır. Var olanı yok sayma yanlışına düşerseniz o negatif tesirleri muhatabı ve ne yazık ki yemi olursunuz.
Hz. Muhammed yalnızca savunma savaşlarına izin vermiştir. Atatürk ; mecbur olunmadığı sürece savaşın bir cinayet olduğunu söylemiştir. Fiziksel negatif tesirin en uç noktası olan savaşlar örnek bir inceleme sahasıdır. Negatife boyun eğmeyen cesaretli, tanrısına teslim olmuş insanlar olarak mı yaşamak pozitif olmaktır, o negatifle çarpışmadan teslim olmak mı.

Maalesef insan olmanın kanunları arasında savaşmakta vardır. Düşünsel,fiziksel ,ve ruhsal. Anlayarak,inkar etmeden , insan olmanın gerçekleri ile yüzleşerek eğitimimize devam edelim.

"Kendini bil " sözü içinde bu vardır. İnsan negatif ve pozitif kutup üzere yaratılmış bunun dengesini bulmayı da sınav olarak almıştır. Kendini tanıyan bilen insan enerjinin bu iki tayfını tanımlamış,etüt etmiş,farkına varmış,kabul etmiş insan dır.

31.05.2016

-                               -                                     -

Bilmiyorum demem, öğrendiklerim var. Biliyorum da demem bilmediklerim var.
En iyisi düşünüp inceleyelim. O'nun yaratan bizim yapan olduğumuzu, sevgiyle yoğrulduğumuzu hatırlayalım. Ve ne biliyorsak bildiğimiz kadar dır. Benim bildiğim bu diyerek anlatalım. Her şeyi bilen yalnız o yüce dir. 
İnce nefs sana ne lazım?
Kendini sev ama kayırma. 
Kayıran, ayıran olur. 
Karnını azla doyurup kalanı paylaşmak yerine,
büyük lokma yemenin peşinde koşan var.
Az da doyurur çokta, azın faydası var çoğun zararı.
Ne kendinizden kaçabilirsiniz ne gerçeklerden.
Er geç o'na secde edenleriz.
Şu nefsini bir elekten geçir.
büyük taşları ayrılsın...
Küçükleri de; gayretin bulgurun içinden kaldırsın.
Nefsi kendi yalnızlığına yatır.
Sen gönlüne sarıl.
Bulgur taşsız olursa, dişe dokunmazsa,
sevgi tuzu olursa, saygı lezzet katarsa, kim neylesin tokluğu...
Velhasıl bulgur bahane. Bak karnını az doyur. Dostun doymadan kendini kayırmaktan ayır.
Bulgur midenin doyması için araçtır.
Esas olan taşı ayıklamaktır.
İnce nefsin temizlensin.
Sınavlar geçilsin.
Seni pohpohlayanlar tövbe etsin...
Taş deyip geçersin, anlatılanı küçük görensin,
basitin içindeki hikmeti şimdi artık güzel gönlün öğrensin.
Hele bir kazan bulgur yapın.
Hep beraber kaşık atın.
Doymadan oradan kalkın...
elekleriniz sık ola.
Dost kapıyı ne zaman çalar belli olmaz.
Sessizliğiyle sorularınıza belki cevap olmaz...
Bildim diyenlerin arasında konuşmaz...
Alacaklarınız çok ola.
Eyvallah...

24 05 2016


Görevi inançsız yığınlarla değil, inançlı imanlı bir avuç insanla yapın. İnançlı temiz bir benlik pozitifi taşır, rabbini madde de temsil eder. O bir kişi bile olsa o temsile binaaen madde ona secde eder. 

22.05.2016

-                                -                                 -


Söz uçar yazı kalır.
Yazı kaybolmaz ancak o da kağıtta kalır. 
Pozitif eylem hayatta kalır. Çünkü gönüle, zihne,hatıralara kazınır.
Güzeli hayata geçir. uygulayan ol.
Kendi gönlünden geçene değer vermeyen başkasınınkine değer veremez.
Sen sendeki güzellikleri dök.
"Siz ne diyorsunuz ?" der yaren. Sen bunu sordun mu ?
sen kendini bildin mi?
'Sen olanların' gönlündeki güzellikleri duydun mu.
Dinleme mütevaziliğine erdin mi.
Bu eğitimin anlamına vakıf oldun mu.
Sen olanların sözünü duydun mu?
'O ! dediğinin' güzel gönlündeki de senin Tanrın değil mi?
Yoksa sen misin Tanrı ?
Haşa.. Biz hiçliğimizde demlendik.
Saygıyla eğildik.
Birliğimizde kendimizi bulduk.
Olduk. El ele durduk.
Sen haddini bildin mi?
Doğru sözlü oldun mu ?
O'nun mütevaziliğini görmek istersen kendinde, nefsini eğit.
Bizdeki Yareni bulalım. Hele bir onu bulalım. O'nun gibi Tanrımıza yürüyelim.
Rabbimizi bilelim.
Eyvallah...

17 5 2016



Birine gerçekten bir şey verebilirseniz, ki benim bahsettiğim kişisel özgürlüktür.

O kişi size minettar olur.

Sahip olunan , veya hatırlanan bu değer insana sonsuz güven ve teslimiyet getirir.

Bu özgürlüğün yaratıcısı vardır. Bize gelişme olanağı veren "varoluşu" bağışlamıştır.

Hediyelerin en büyüğü olan yaşam yasalarını bizlere öğreten görevlilere borcumuzu ancak öğreterek ödeyebiliriz.
Önce öğrendiklerinizin uygulayıcısı olun. Bu sizi öğretici yapar. Sonra uyguladıklarınızla örnek olup eğitin, bu da sizden aldıkları ile kendilerini yetiştirecek öğretmenler yaratır.

Anlatılmış bir gerçeğin tekrar tekrar anlatılması pek tabii dir. Tekrar olmadan öğrenim olmaz. Yalnız buradaki ustalık şudur ki, anlatılan gerçek sonsuz ilhamlarla farklı şekillerde sunulur. Bilgiyi su gibi kullanın. Su girdiği kabın şeklini alır. Buhar olur uçar. Donar kırılmaz. Akar tutulmaz.

Zamana zemine göre, bardağın hacmine göre. Fazlası taşar. Yarısını doldurursan diğer yarısı kalan yarımın özlemi ile bakar. Öğretmenin kendi enerjisini boşa akıtmadan kapları doldurması gerekir. Benliği silmeyen öğretemez. Su olun. Suyun saflığını basitliğini gücünü kazanın.

Baş olmayın. Birisi olmanın peşinden koşmayın. KEndiniz olun. Ayaklara yol olun. Düşenlere el olun. Can olun. KAn olun. Siz olun. Biz olun.
Hakkıyla olun. Hak ederek var olun.
..........

Sözün sonu yok. Dİlin kemiği yok. Bilgisi olan dilin şevkati, Sevgisi olan elin şifası çok.

El el de. El dostta. Sır sende. Eyvallah...
9.nisan.2016


Ne dersiniz, ne düşünürsünüz,
Siz size ağırlıklar yaratır, pis su içersiniz.
KArdeşlik,iyilik güzellik demez,
Kötülüğün,yalanın peşinden gidersiniz.
Ruh , ruhu selamlayacak bir gün,
O günden de utanmazsınız.
Kararmış bir halde maddesizlikte var olmak nedir bilin,
Arınmak için atılacağınız kuyulara şimdiden bir girin...
Bırakmayın öte aleme bu işi, çok can acıtır bilin.
Ki o arıtma bir ilim. Tanrınız lütfetti bilin.
Teşekkür edin, rica edin, özür dileyin.
Hele bunları söyleyin sonra 12 ilim deyin.
Sen kendine ihanet ettin, maddeyi ruhtan üstün bildin,
Geldin bir de öğretmenim dedin, öğreneceklerin çok ola...
Yeter bildim dediğiniz bir gidin. Yüzünüzü eğin, kibri silin..
En büyük bilgi bizim demekten artık silkinin..
Sınavın şekli değişti, kardeş diyenler şimdi değişti
Bu kötü işe ah benim kardeşlerim girişti.
Son söz bu; yok saydınız, varı yoğu bir olup hiçe saydınız,
Tüm kazancınızı kazan da yaktınız, hadi artık tövbeye girin.
Gidip öpeceksin o gülyüzlünün elini, tövbe edip vereceksin üstüne giydiğin sana bol gelen giysiyi...
Bunu yapmazsan yemin olsun bileceksin Rabbimin ilmini.
Bu sana yüce den gelen son uyarı.. göreceksin yakında uzağı yakını...
Bu çocuk saçmalar deyip dururlar, küçüğü,büyüğü birbirine karıştırırlar...
Yemin olsun hiçliği ile övünür bu fakir, sadece bilmen gerekeni iletir.
Eyvallah. Sübhanallah.La ilahe illallah.
2.04.2016

Hakikat,onu duymayacak 1000 kişi'nin arasında görünmez olur. Onun için sen gerçeği gönlünde bul. Gönlünde dinle. Gönülde söyle. Sonra da o hakikati anlayacak bir kişi bul. Böylece o hakikati 1000 defa da 1000 kişiye göster. Sabırla yapılan hizmet budur. Tohum yerini bulur. O bulduğu gerçeğin aşkıyla kul olur. Yaradanını kendinde bulur. 29.03.2016



Fikren özgür olun. Bu özgürlük , olup biteni görmenizi sağlar. Başka türlü gözlemleyemez, soru soramazsınız. Önce siz olun. Birey olun. Birey olmazsanız ömrünüz yönetilmekle geçer. Büyük soruların gerçek büyük cevapları bir fotoğraftır. O fotoğraftaki yeri bulup o toprağa basmak bambaşka bir haz dır. Yaşamın içine girmek, evreleşmek , tekamül etmek işte böyle mümkün dür. Bu sebebten bulunduğunuz yerdesiniz. O koltukta. O sokakta. O hastane de. O toprakların tozu elinize bulaşacak, o denizde ağlayacak, o gökyüzüne bakıp kahkahalar atacaksınız. İşte o zaman siz o fotoğraftaki her şeyle bir olacak, o gerçekliği tecrübe etmiş olarak , daha nice manzaralar, nice dünyalar olduğunu görerek, ilerlemekten haz almaya başlayacak ve asla sıkılmayacaksınız. İşte varoluşun çoşkusu bu dur. 25.3.2016



Yaşar Nuri Öztürk 'ün dediği gibi (mealen) " İyi ve kötü tanrı katında yoktur ancak insan için var dır. İnsanın sınavıdır."
İkililik, dualite insan için mevcut bir yaradılış yasasıdır.
Lütfen kendinizi Tanrı katına koyma yanlışına düşmeyin. Bu yanlışı da başkalarına öğretmeyin. Siz Allah mısınız ki iyi ve kötüden münezzeh olasınız. Bu nefis bize niye verildi ? Siz dünyadaki imtihanların hangisinin dışındasınız ? Ne yaparsanız yapın diyebilir misiniz ? O halde nefsin beraatına gidip vicdanı susturup her şeyi yapalım ? Bu mu sizin var oluş gerçeğiniz.
Nefsi sevip,kötülüğü görmezden gelip, kötülüğü sıradanlaştırıp şeytanlaşan insan, kendini ve etrafını ancak azaba atar.
Karşınızdakinin seviyesine göre bilgi vermeyi bilmiyosanız bilgi vermeyin. Yanlış var, suç var diyorsan , kötülük yok diyemezsin. 

15.02.2016

_ _ _


Eskiden çöl olan şimdi vahaya dönmüş bir yerde, içindeki kutsal emanetle yürüyordu. 
Oradaki mor çiçek dile geldi. 
" - Buradan bir kervan geçti ey yolcu. Sen onlarlamıydın.. Kayıp mı oldun. ? "
" - Selam sana mor çiçek. Sen nasıl kayıp değilsen bende değilim."
"- Kervanın başı ölmüş diyorlar. Yürüyüşleri aksak diyorlar."
"- Ben bilmem mor çiçek. Benim görüşümden ölüm yoktur. Bedeni görmezler  diye ruhu da hiçe sayarlar."
"- Sen neden yalnızsın yolcu ?"
"- Zannın yine eksik mor çiçek. Yanımdaki dostlarımı gözünle görmediğin için yok sayarsın."
Sözü aldı bir dost, yankılandı sesi " Mevlam neyler, neylerse güzel eyler."
Mor çiçek irkildi, yolcu gülümsedi.
Bak dedi yolcu ; " - Eğer ben rabbimi kendime kılavuz edinmezsem, ne doğruyu bulurum, ne yolumu. Ben yalnız  beni yaratana dua ederim. Ondan yardım dilerim. O da beni hayra yönlendirir. İşte ben hayrı böyle bulurum. Sana , gıdanı topraktan veren, gökten suyu indiren, güneşle büyüten benim de rızkımı verir. Rızık sadece yemek değildir, maneviyatını geliştirecek sınavlardır. İşte insanoğlu böyle tekamül eder. Rab sınav verir sen aşarsın. Bazen kalabalık içinde şaşarsın. Gönlünü dinlemez, kendini bilmezsen başkasının sözü ile azarsın. Ne yolumu kaybettim, ne yalnız kaldım. Sadece olmam gereken yere vardım. Ona teslim olup yola vardım. Gayret kuşağını belime sardım. "
Hamd olsun dedi mor çiçek. Boynunu güneşe doğru eğdi. " Hamd olsun Alemlerin Rabbine."
"-Kİm kendini bilirse o ehlibeyttir. Sırra mahsar eden anahtar masumiyettir. "
Eyvallah dedi yolcu.

13-02-2016


Tanrı her varlığın içine saygı ve sevgi koymuştur. O saygı ve sevgi görünmez iplerle her varlığa ulaşır. Ortak potanın içinde kollektif değerdir. Bu sebepten başkasına yaptığını kendine yapmış olursun... Sen sana vermiş olur ya da negatif tutumunla sen senden,bütünden eksiltmiş olursun. Elinizde kutsal bir kitapla bir yerde oturup yaşamak size değer katmaz. O kitabın içindekileri uygulamadan , kitaba dönüşmeden değer bulunmaz. Samimi bir şekilde aramadan incilere ulaşılmaz. Ulaştım deyip dolaşmakla bir yere varılmaz. Yapılan hataların ikrarına gitmeden her iki alemde de huzur bulunmaz. Bekçisiyim deyip emanete ihanet edene söz bulunmaz. İlahi Yarabbi, İlahi Yarabbi, yanlışta olanlar doğruyu bulsun. Doğruda olanlar huzura kavuşsun. Abıhayatı kirletenler arınsın. Gönüller kazanılıp amaca varılsın. Maddenin araç maneviyatın araç olduğu unutulmasın. O ayrı deyip , kenara atılmasın. Dileriz gerçekler nefsin beraatın da değil, gönlün yargılamasında aransın. Eyvallah.               4-2-2016

-                                              -                                                         -


Ben kendi nefsimle savaşıyorum, başkasının nefsinden konuşacak zamanım yok.

- - -

Kendini bilen de var bilmeyen de.
Kendini bilmeden ilmin peşine düşen de....
O'nun ışığı kendini bilenin gönlüne düşende....
İlim karanlıktan çoktur.
Nefsine uyanın ilme karnı toktur.
Yarenlerin sofrasından aç kaldan da olur, kendini bulan da.
Gönül sende şaha kalkan da ; ne zorluk kalır ne vesvese.
İlmin hakkını veren de var, İlmin hakkını helal etmediği de.
O helalliği almak kendini bilmektir.
Hakkın yolunda gitmektir.
Bunun sırrı gönülldür.
Birbirini bilmektir.

İlmin sırrına erenler. Erenler dir görenler.

Sen kendini bilende, nefis hangi kapıda ? 
Tık tık eder kapı çalar, iblistir postu giyer.
Sen hep tetikte ol, gönül eri hakkı tutar.
Tutan elin eğilmesin. Yanlışa hiç dokunmasın.
Kapıyı çalan erenler. Tık tık eder giderler.

Hele bir bak eşiğe, orada bir çuval durur.

Çuvalı tutmak alim işi, yanar nefiste olanın eli kolu, aç şunun ağzını hey gönül eri, ancak kendini bilenin nasibi.

23 12 2015
-------------                    ---------------                                              -------

Yaşarken ölümü çağırmayın.
Dünyasal yaşamın içinde olup ta ölümü çağıranlar, ölmeyi isteyen insanlar vardır. Bu sahnedeki her insan , doğumun tabiatı gereği bir gün geldiği yere uyanacaktır. Ölüm dediğiniz , geldiğiniz yere doğmaktır.
Dünyasal yaşam, onu yaşamanız için tasarlanmıştır. Dualite olmasaydı tekamül gerçekleşmezdi. Acabaları aşmak, sizin biricik gayretiniz dir. O halde ölümü sık ve zamansız dile getirmek , yaşamınızı , zamanınızı boşa harcamaktır.
Siz, dünyasal zamanınıza göre gelecek olan , zamansızlığa göre ise çoktan gerçekleşmiş bir hal için anlamsız enerji harcıyorsunuz.

O halde , anınıza odaklanın. O an ki, içine girdiğinizde zamansızlığa ulaşırsınız. Ulaştığınız zamansızlıkta gerçeğinize kavuşursunuz.
-------                                                   ----                                             ----------



“Ağacı tanımlamak için meyvesini görmek gerekir.” Yaren
 O halde meyve ver. Kendini meyveni. Sendekini. Gübreni, suyunu aldın. Toprağına
tohumunu kattın. O yaratan sen yapandın.
Birbirine benzemez yüzler. Parmaktaki izler. Ne kadar ruh yarattı ise o kadar karakter yarattı. Her yaratılmış olanda , olgunlaşıp ortaya çıkmayı bekleyen ayrı bir güzellik vardır.
Sakın yerinde sayma. Yerinde saymak geriye gitmektir. Bütün bu karmaşının içinde sessiz kal ve dinle. Kendini dinle. Sendeki o’nu duy. Sezgini. O esintiyi. Belli bir uzaklıkta olmasa dünya, güneş onu yakar. Hem sende hem sana olan sevgisinden senden öte. Sen seni buldukça , yanmayacaksın. O zaman daha yakın olacaksın.
Her yarattığındaki o ortaya çıkmadıkça, sen bir geridekine hizmet sunmadıkça, senden ötedekinin elini tutmadıkça…
İşte bu tebessüm yüzündeki. Anladıkça… Sevgiyle.. Yüreğindekiyle var oldukça. İşte bu güzellikle var oldukça. Selamla , sevgiyle. Eyvallah…
14.12.2015

- - -

Bana , Yaren vakfında 20 sene içinde ne öğrendin diye sorarsanız cevap olarak size pek çok şey, pek çok insanın hayatı boyunca öğrenemeyeceği pek çok bilgi öğrendiğimi söyleyebilirim elbette... Ama ilk söyleyeceğim şey bu olmaz. İşin değerli kısmı bu değil bana göre. Yaren kitaplarının ismi " sizin sırrınız" dır. Sizin. " Sen kendini kendinde bulacak, sen olanlara hizmet edeceksin." Ben kendimdeki sırra, kendimdeki o'nun sırrına nebze yaklaşabildim. Hiç olduğumu, o'nun varlığı ile güç olduğumu öğrendim. Ve hiç bir sorum kalmadı. Senelerce el kaldırıp söz istedim... Yaren'e sorular sordum. O soruları ve cevapları ileriki nesiller okuyacak çünkü bir kısmı kayıtlara geçti. Sonra bir gün geldi sorum kalmadı. O gün gerçekten öğrenmem gerekeni öğrendiğimi hissettim. Yaren hep " siz ne diyorsunuz" derdi. " Siz ne diyorsunuz." Her şey bizde dir. Çünkü biz ondanız. O yaratan biz yapanız. Ne söyleyebilirim... Teşekkür etmekten başka. Yaren'e teşekkür etmekten başka. Söyleyecek söz, Yüce Tanrının yarattıklarından isteği söz şu dur ; " geliyoruz. Biz olanlardan öğrendiklerimizle. Biz olanlara öğreterek. Öğretirken öğrenerek. Severek. Gülerek." Kaleminizin gücünün önemi yoktur. Dilinizin gücünün önemi yoktur. Yüreğinizin gücünün önemi vardır. Önemli olan "sizin ne dediğiniz dir.". Nasıl baktığınız, nasıl düşündüğünüz dür. Nice dilsizler neler söylemiştir. Yarenin deyimiyle "Neler var". Bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa hiç bir şey bilmediğim. İnsanlara tek söyleyebileceğim kendi gücünüzü elinize alın. Birey olun. Kendinizi sevin. Böylece başkalarına hizmet edebilirsiniz. Ben Yaren gibi birini hiç tanımadım. O'nu tanımak o'nun gibi olma aşkını bana aşıladı. Bir gün o'nun gördüğü genişlikte görebilmek, o'nun gibi duyabilmek, o'nun gibi hizmet edebilmek. Hiç telaşım yok. Acabalarım yok. Teslimiyetim var. Şükrüm var. Saygım var. Sevgim var. İşte bunlar gerçek hazine dir. Öyle işte. Buradan böyle geçtik. MEvlam neyler, neylerse güzel eyler. Bakmayın siz görünene, her şey göründüğü gibi değildir. Nişanelerin yeri burası değildir. Yaşamınız bir an dır. Sınavın ismi zaman dır. Yürekleri an da buluşan tüm kardeşlerimi selamlarım. Eyvallah.

08.12.2015

-                                                  -                                                     -


HAV HAV

Mecazı bilmezsin.
Mevlana kimine neden eşek demiş düşünmezsin.
Her şeyi ben bilirim dersin.
Yazanı anlamazsın. Öğrendiğini uygulamazsın.
Sana nasip olan başkasına olmaz mı ...
Bak nasip hak edip almaktır...
Senin ne kadar hak ettiğini düşünürsek,
Bizim alacaklarımıza ne demeli ?
Yeniden doğup bu dergaha bir daha geleceksin
Sahipsiz bir yavru köpek olarak bulunup korunacaksın.
Hizmete o mevkiden başlayacaksın
Terlikleri getireceksin mesela....
Bu gün kibirle sen bilmezsin derken yarın verilen kemiğe teşekkür edip havlayacaksın.
Ne köpeği küçük gör, ne eşşek diyeni ayıpla.
Hayvanları severiz elbet. Bizim sözümüz insan olupta haddini aşana, nefsiyle çoşup taşana.
İşte bu şiirin adı hav hav. "Eşşek" olanlar için yazıldı. Cümle alem bunu okuyacak, isminizi de şıp diye bulacak.

Eyvallah.

7-12-2015
-                                -

Bedeni ölmeden nefsini öldürenler ile, bedeni öldüğü halde nefsiyle yaşayanlar örneği üzerine ;

MAdde aleminde uyuyan söyler
Mana alemine uyanan bulur
MAdde aleminde uykuya yatıp uyuyan, mana aleminde bir anlığına o'na kavuşur

MAdde aleminde iken uyanan, artık aynı zamanda maneviyat alemindedir
Her kim uykuda , uykulu haller sergiliyor, uykulu sözler söylüyorsa, boş söylüyordur.
Her kim ki uykuda , uyanıklık aleminden sözler söylüyorsa seni zenginleştirir.
Uyanmış olan Yaradanına kavuşmuştur. Aramaz.
Uyuyan onu bulmaktan bahseder.
KArışık görünen bu örnekten alman gereken her ne ise,
uyanmaya bak. Böylece boş lafı bırak, uyan.

Uyar.

7 12 2015

- - -





Yabancı bir el çok kısa zaman içinde bir dostun eline dönüşebilir. O el sevgi ile konuşmuş, sevgi ile dokunmuştur. Sevgi ile dokunan el mecazi olarak Tanrı'nın eli dir. Sevgiyle bütünleşen, onu kullanan insan yaradanı ile bütünleşir. Tüm yaradılışla söyleşir.

01.12.2015


Her şey çöker,kubbenin altında yine sen varsın.
Dostlar gider, rüzgar senin için esmeye devam eder.
Varlığın en kesin tecrübendir. 
Savaşlar,zamansız ölümler, ayrılıklar...
Akar gider.
Sen ; varlığınla nehrin başında tek başına oturansın.
Ne sır ne gizem. Bulunduğun an da sen varsın.


25 11 2015




Öğretmeninden sözler öğrendin.
Bilgilendin. Bazısını uyguladın.
Bazen de nefse uydun.
İşte o hallerinde hamlık vardı.
Gören göze yansıdı.
Ne zaman ki gönülden olanla , eylemin çelişir,
Tüysüz çıplak bir kediye dönersin.
Bedeninde görülmez o hal , manevi haline yansır.
Kamil olanlarda seni o çıplaklıkla görür.
Söz demezler. Kınamazlar. Önlerine bakarlar, giderler.
Sen onları arayıp bulana, terbiye olana kadar.

O zamana kadar öyle çıplak gezersin.

24 11 2015

-                                              -                                                         -




Birisi' olmak isteyen nefistir. Hiç olun. Parmak kalmayın el olun. El birliğiyle 'güç olun'.

-                                   -                                             -


DOĞACAK MISIN ?

Sen, sen olanlar için ateşe gir..... Yanacak mısın,solacak mısın, yoksa  daha mı gür , daha mı görkemli olacaksın. Bakalım ateş o'nu yaratanın emrine karşı mı gelecek secde mi edecek ? Ölmeden önce ölüp, yeniden doğacak mısın ?





...ve bedenimi terk ettikten sonra dünya yaşamımı gözden geçirdim. Orada kendi bütünsel potansiyelimin sesi çok belirgindi. Düşünceme hemen yanıt verdi ; " Dünyadayken yapabilecekken yapmadıkların için seni senden başka engelleyen olmadı. Engelleyemezdi de..."

20.11.2015

-                                              -                                                      -
Sevgi maneviyattır. Kelimeler maneviyatın aracı.
Yani biri sultan dır. Diğeri kölesi. 
İçinde duyduğunu karşındakine verebilmen için , o'nu yaşatman gerekir.
Elma yı hiç yememişse elma demen bir işe yaramaz. Ama göz yaşı dersen bilir.
Filan yer desen  hiç gezmemiştir ama şevkat desen bilir.
İnsan olansınız birsiniz. Birbirinizi aynı dilde böylece bilirsiniz.
Birlik olursanız beraber ağlar, beraber gülersiniz. 
Sen kelimelerin manevi olanlarını seç. 
Sözünle yüze tokatta atarsın, okşar gülümsetirsin de.
O halde aracı da amacına uygun kullan. 
Sultana hizmet için. 
Bu testi sevgi'nin sesi ile doludur , için...

18 11 2015

-                                          -                        -


Görev nedir ?
- Gönüle ulaşmak tır.
Göreve nasıl başlanır?
- Kendi gönlüne ulaşmakla.
Bütüne olan görevime nereden başlamalıyım ?
- Bir gönüle ulaşmaktan başla. Bir’e ulaşmak , bütüne ulaşmak tır.

20.8.2015

-                               -                                -


Sen sana yakın olanın peşinden gideceksin. Herkesin yâri başka dır. Sen kendi yârinle örnek olacaksın. O kendi yâriyle. Yar gül yüzlüdür. Özlü sözlü dür. Zor günde de yanında dır. O yâri bulmak ta insanın görevi dir.
20. 8. 2015
-                              -                               - 


Bir gülle olmaz, bin gülü dereceksin. 


-                                                    -                                      -



Kendini bilmeyen , başkasına hizmet edemez.

-                                          -                                            -



Biz Eşşek Mişiz

Biz eşşek mişiz ki, dostlardan haber kesildi.
Namık Kemal, Neyzen , Meryem…
Ne kapıyı çalan var ne de içeri giren, ne tek bir söz söyleyen..
Güzel sözler ile yüzünüz güldü.
Kötüye hizmet verin dedik bize küsüldü.
Zorluk gelince başa hemen kaçıldı.
Hani nerede bizlik, hani nerede birlik.
Rabbimden özür dilerim kötü söz ettim.
Sadece kalbimdekini söyledim.
Nerede , ne zaman, nasıl döner diye kendime sordum…
Biz eşşek idik te haber kesildi…
Bir kelime duydum Yaren den bin sayfa söyledim
Bin sayfasını okudum alemden kesildim.
Hani nerede dostlarım diye kendime söylendim
Biz eşşek idikte haber kesildi
Nefsine yandığımının beşeri.
İşi gücü yok da her gün şaşarı..
Ne ağzımızın tadı kaldı ne soframızın kaşarı
Biz eşşek mişiz ki dostlar kesildi.
Birliği beraberliği yaptı altından taç.
Halkın arasına indi sordu hanginiz aç
Benim torbamda herkese çorba,aş
Sen ben demeyen insan türedi
Haram yemeyen o şah gürledi
“Değişecek bu dünyanın gidişi” diye söyledi
Tek tek çaldım gönül kapılarınızı
Açın diye bekledim bir dünya asırı
Oyalanmadan çıkın dışarı,
Yüceye giden kervan peşine.
Söylenecek ne söz kaldı ne de dünyasal vakti zaman
Göreve gelin gönlün peşine
Nefsi bırakmazsanız, yanacaksınız bir azap içinde.
Azap ne diyen insan türedi.
Söylediğimden ben mesulüm.
Bir şeyi gördüm ki bunları söylemeye mecburum.
Allahın nasip ettiği kadarına mezunum
İnancına sarılmış evlat türedi.
Ali der ki , sen ben deme.
Nefisten gelir elem, bela
Yanlışın üstüne çökecek bu evlat dinime imanıma
Rabbinden güç alan insan türedi.

Eyvallah.

10 ağustos 2015

-                                                 -                                                               -




Dilerim, sahip olduğumuz güzelliklerden mahrum kalmayız. Dilerim dua ederim, ondan gelen hayırların tohumları bizdeki çorak topraklara düşer. Yeşerir,filizlenir... O güzelliklerden herkes faydalanır. Herkes birbirine meyve verir. Dilerim kıymet bilelim. Sahip olduklarımızın değerini zamanında görelim. Şükredelim. Gözümüze inen perdeden, kuruntudan, her türlü negatif tesirden ona sığınalım. Zorlukların sonunda verdiği hediyelerin mahcubiyeti ile ister gülelim ister ağlayalım. Rabbim sen yücesin, büyüksün. Karanlıklar içinde senin ışığını görmemiz için bize rehber ol. Bizi uzun yollardan dolandırma. Amin.

-                                                         -                                                                  -

ÖLÜM


Ölümün doğum olduğunu bildiniz. Eğer bir hastalıkla göçecekseniz, etrafınıza örnek olun. Gülün. Ölümün bir doğum olduğunu söyleyin. Göçüşünüzle dahi örnek olun. O durumda dahi görev yapabilirsiniz. Sizin bu güle oynaya gidişiniz, taşıdığınız inanç insanları düşündürecektir. Sevin… Sevgiyi eksik etmeyin. Güzelliklerle doğdunuz, güzelliklerle göçün. Güzelliği bu dünyaya getirmek için doğdunuz, bunun bilincinde insanlar olarak güzelliklere dönün. Ölün. Doğum olduğunu bildiğinizi göstererek. Neşe ile. 

-                                                           -                                             -


Melek Çakus Derslerinde şunları sık söyler; “ Arkadaşlar , siz ne diyorsunuz ?” , “ İsimleri biz takmışız.”  gibi… 


İstediğiniz dini, yolu , öğretiyi, mürşid’i izleyin… Onlar yol göstericidir. Fakat benim için gerçek; bireysel olan ifade şekliden geçer. Yani her insan kendi içindeki tanrısallığı tıpkı yüzünün ya da parmak izinin benzersizliği gibi ifade edebilmelidir. Bu da erdemli bir yaşam gayreti ile ortaya çıkar.  İsimleri bırakın. Yolunuzu onların ışığı ile aydınlatın ama daha yürüyeceğiniz sonsuz mesafeler var. O yolları kendi kandilerinizin ışığı ile yürümenizi istiyor Tanrı. O kandillerin sonsuz yakıtı da siz de. İsimleri unutun. İsimleri önermeyin. Bu sizi itici yapar. Yaşamınızla örnek olun. İsimleri isimsiz bir şekilde yaşamınızla ifade edin. İşte o zaman istenileni verenler olacaksınız. 

16 temmuz 2015


“ Bu gün 3 tane küçük kuş gördüm. Cıvıldayıp uçuyorlardı. Su içmek ve yemek yemek için yere iniyorlardı. “

Kendinizi ruhsal bilgilerle gökyüzüne çıkarabilirsiniz. Uçtuğunuzu hissedebilirsiniz. Ancak er geç yeryüzüne ineceksiniz. Dövüşeceksiniz. Üzüleceksiniz. Terleyeceksiniz. Ağlayacaksınız. Güleceksiniz. Dünyadaki bedeninizi bırakıp ilahi alem’e göçeceksiniz. Her zaman uçabileceğinizi sanmayın, dünyadan kopmayın. Çünkü vermeniz gereken sınavlar maddenin sınavlarıdır. Maneviyatı bilip,  maddeyi ehlileştirin.

16 7 2015 






YAŞAYIPTA VAR OLMAMAK
Var olup ta yaşamamak nedir ? Maneviyattan uzaklaşan, kendinden uzaklaşır. İnsanlardan uzaklaşır. Var olmanın değerini unutur, robot gibi dolaşır. Uyuşmuştur. Bedenini terk ettiğinde , muallakta kalacaktır. Dünyadaki umursamazlığı, bıkkınlığı, karamsarlığı muallaktaki halinin bir habercisidir. Burada nasılsa, kendini oraya öyle taşıyacaktır. Var olana, var olmadığı illüzyonundan uyanmalarını söylüyoruz. Var olmanın şükrünü hatırlamalarını öneriyoruz. Kendinizi ve etrafınızı hiçe saymayın. Kendinizi ve etrafınızı yok etmeyin. El birliği ile dirliği yakalayın.  O huzur önce bireysel tutumunuzda filizlenir. Meyvesi toplumla birlikte yenilir. Kendinizi yok sanmayın. Zora sokmayın. Sevin. Sevgi, meyvelerinizin suyudur gübresi dir. Gübre kötü kokar dersiniz, burnunuzu kıvırırsınız. Dertler, tasalar gübreniz dir. Onda da hayır vardır. Hayrı bulun . arayın, sorun… Güzel gönlünüzde bulun. Bir araya getirin. Derin işte… Sevin işte. Sevin.

13 temmuz 2015



İMTİHANIN İÇİNDEKİ İMTİHAN

Aşmamız gereken sınavlar karşımıza çıktığında, yaşanan zorluğun bir imtihan olduğunu analiz etmek isteyebilirsiniz. Ancak öyleleri vardır ki, açık vermeyecek tir. Kendi sebebini büyük bir ustalıkla sizden gizleyecektir. Diyelim , önünüze gelen büyük bir sorumluluk var. Bunu mutlaka gerçekleştirmeniz gerektiği sonucuna vardınız. Üstelik bunun böyle olmasını söyleyen insanların telkinleri de var... İşte tam bu bu noktada  başka bir sorun kendini belli eder. Gerçekleştirmeniz gereken görevi , o görevi oluşturan büyüklerinizi , arkadaşlarınızı kırarak, hiçe sayarak gerçekleştirmek zorunda kalacağınız duruma geldiğiniz an imtihanın içinde imtihana tabisiniz dir.  Gerçekten yapılması gereken maneviyatı amaç tutmaktır. İşte bu zorluğun aşılmasını sağlayacak pusula da budur.

11 temmuz 2015

-                                                        -                                                                 -

Yaratılanın değil, yaratanın peşinden gideceksiniz.

Başkasını bilmek için değil kendinizi bilmek için çaba sarf edeceksiniz.

İnsanları elbet seveceksiniz.

Veli dediğiniz Tanrı’nın peşinden koştu. O’nun bir zerresini kendinde buldu.

O zerre ile çoştu. Kendi olan insanlara hizmete koştu.

Siz sizi bilmezseniz, siz kendinizdekini ortaya dökmez ve ömrünüzü başka bir insanın peşinde

harcarsanız... Vaktinizi boşa geçirmiş olursunuz.

Ondan bir parçayı kendinizde bulursanız, var edilmişlere hizmet sunarsınız.

Var olmanın coşkusuna sarılıp mesafeleri uçarak aşarsınız.

Eyvallah.


23 haziran 2015

-                                                   -                                              -


“Bu gün bildikleriniz gelecekte bilecekleriniz yanında bir hiçtir.” YAREN
Yarenin bu sözünden yola çıkarak bir şeyler söylemek istiyorum;

Daha önce de bu konuya benzer şekilde değinmiştim ancak benim çabam basitçe , önem verdiğim

 konuların tekrarı dır. Tekrar ; öğrenmemizi sağlar.
“ Hiçbir şey bilmediğimizi bilmeliyiz.”

Gerçekten bilmenin anlamına vakıf kişiler , bir şey bilmediklerini ifade etmeyi, ya da “ benim bildiğim

kadarıyla” demeyi öğrenmiş olanlar dır.

Spritüel bilgiler, ya da kanal bilgileri diyelim… iki çeşit insanı muhatap bulur. Birinci gurup bu bilgi ile

tatminini sağladıktan sonra , güç sahibi olmayı seçer.

İkinci grup insan ise bilgi ile tatminini sağlamakla kalmaz, bu bilginin gelecekte öğreneceklerinin

yanında hiç olduğunu anlayıp, kendi olanlara hizmeti amaç edinir. Kendi olanlara hizmet etmek, gönül

tatminiyle birlikte daha farklı ve geniş bütünlenişlere kapı açmanın anahtarı olur.

İkinci grup insanların birinci gruptaki insanlara karşı şöyle bir sorumluluğu var dır ki ; güç sahibi olmak

için çabalayan insanlar eninde sonunda o yüce gücün önünde diz çöküp , af dilemek zorunda kalırlar.

İşte ikinci grup insan,  yolu kaybetmişliğin sonunda gelinmiş olan pişmanlık yakaraşına cevap verip , o

insanların elinden tutmak durumunda dır.

17.haziran.2015

-                                                              -                                                                 -



Yaşam Planımıza teslimiyeti öğrendiğimizde ( buna Tanrıya teslimiyet, inanç ve iman da diyebiliriz) ;

kendimize güvenmeyi de öğrenmiş oluruz.

Tehlike diye adlandırdığın yaşamsal sınavlardan korkma. Hiçbir şey ruhuna zarar veremez. “ Madde 

den ibaretim” düşüncesini sil. Manevi bir varlık olduğunu sık sık kendine hatırlat.

Tehlikelerden korkma. Onlara karşı hazırlıklı ve uyanık olduğunda, bertaraf edeceğini göreceksin.

Ve en büyük tehlikenin kendi nefsin olduğunu bil. Çünkü o maneviyatına zarar verebilecek tek gerçek

silahtır.

17 haziran 2015

-                                                     -                                                              -


Nedir bilir misin “ had” ?
Sınır dır.
Had bildirmek, sınırı göstermektir.
Sınır nedir bilir misin ?
Gidebileceğin son çizgi dir.
Bilir misin yüce yaradan ne sınırlar çizmiştir.
Ne kanunlar koymuştur.
Geçilemez, ezilemez, yıkılamaz, karaya çalınamaz sınırlar.
Had bildirmek nedir bilir misin ?
Sahip olduğunuz değerleri kirlettirmemektir.
Negatifte olana boyun eğmediğinizi bildirmek, yaptığının yanlışlığını göz önüne sermektir.
O’nun çizdiği sınırları korumak , o sınırlardan örnek almak, güzellikleri yaşatmak sizin göreviniz dir.
Nefis size kumpas kurmuş. Görevinizi size zor göstermiş.
Bildiğinizi, size bildireni, bildirmekle görevli olduğunuzu size düşman belletmiş.
Haddini bilen , rabbini bilir.
Sevgiyle…

Eyvallah…

2 - haziran - 2015



-                                                                      -                                                                                         -


Benim için güneşsin. 
Işıkların ok gibi 4 yanımdan geçmiş. 
yüreğimden girip bana karışmış.
Ham olan yerlerim sararmış. 
Ağaçtaki meyve benim. 
O üstümden akan da “balım” benim.
Az önce gördüğün çiçeğe konan arı da benim.
Sen benim için güneşsin.
Işıkların her yerde. Isıtmış ve yaşam vermiş.
Güzellikler tüm doğa da , birbiriyle onu tespih için yarışmış
Sen benim güneşimsin. Sevgimsin.
Sen içimde olan, orada duran, ara ara taşan…
Sen benimsin.
Güneşimsin

-                                                       -                                                                  -


Gönlümüzü uçuralım. Uçurtma yapıp uçuralım …
Rüzgara karışalım, çiçeklere konalım….
Gökyüzüne ulaşalım…
El ele, kol kola, hizmet için yarışalım.
Kuşlar gibi, doğa gibi. Güneş gibi .. Ay gibi.
Biz bize hizmet edip, bizdeki o’na ulaşalım.
Biz olanlara kavuşalım. olmaz mı?
Olmaz mı ?

-                                                   -                                                              -



Madde'nin zırhını yırtalım. Biz, bize varalım.

-                                                              -                                                              -


Kader planı Tanrısal plan dır. İnsanın dünyasal varlığını aşan dır. Dimağlara sığmaz taşan dır. 
İnsan dünyada elinden gelenin en iyisini yapmakla mükelleftir. Varlığının ışığını yansıtmak görevidir. Işık parlar, kendini ve etrafını aydınlatır. Bu ışık insanın öz varlığından gelen tanrısal nüvesi dir. İnsan yaşar. “İnsan” yaşar. Görünümü insan olup bu vasfa erişmemişler şaşar. İnsan olarak yaşayanlar örnek olurlar. Bİlgi ve görgülerini geleceğe taşırlar. Şaşanlar, isyan eder. Kıymet bilmez. Şikayet eder. Karamsarlığa kapılır. Varlık öyle zamanlarda dünyasal bedeni ile bağını keser ki siz bunu zamansız ölüm olarak görürsünüz. Çok zamansız, ne üzüntü verici dersiniz. Daha verecek çok şeyi vardı dersiniz. Oysaki o varlık , vereceğini vermesi gereken zamanda verebildiği kadar verip gitmiştir. Beden bir kukla gibi olur, nabız durur. Ruh varlığı sevinçle ve görevini yapmış olmanın coşkusuyla geldiği yeri bulur



-                                                                     -                                                                    -



" İnsan an dır. Zaman Değil. " _Yaren

Bu bilgiyi biraz açmaya çalışayım. Zaman , maddeye aittir. İlahi alem de zaman yoktur, an var dır. Dünyada da an da yaşamayı öğrenirsek, her şeyin anda var olduğunu, geçmiş için üzülmemek, gelecek için endişelenmemek gerektiğini anlarsak , maddenin kölesi olmayız. Geçmişten ders alıp, geleceği an da yarattığımızı bilelim. An, zaman sınavını yenmek için maneviyatın aracı dır diyelim.





"Madde araçtır. Maneviyat amaçtır."  _ Yaren 

Bu söz ; büyük bir bilginin iki cümlelik açıklaması dır. Bu bilgi sırrın artık sır olmaktan kalkması, tüm peygamberlerin insanlığa ortak mesajıdır. İnsanın insan olma bilincine varması için günümüz insanına da hatırlatılması dır. Bu bilgi için kitaplar yazılmış ve yazılacaktır. Sevgi dolu gönüllerde sayfa sayfa açılacaktır. İnsanın kendini bulması, bilmesi için O'na varana dek hizmet edecektir. Siz bilgi için yanıp tutuşup , bilgiyi bir yiy
ecek gibi hızla tüketme yoluna gidiyor, bilgi oburu haline geliyorsunuz. Oysa bilgi'nin idrakine varmak, gönlün tatmininden, ondan olanı korumaktan, maneviyatı beslemekten, baş tacı yapmaktan geçer. Maneviyata adanan , maneviyatla sindirilen bilgi, besinin sağlıklı sindirilmesine benzer. Maneviyatsız bilgi zehirler. O zehir sizi daha fazlası için tatminsizliğe sürükler. Maneviyatla özümsenen bilgiye sahip olursanız, daha fazlası için ihtiyaç duymazsınız. Artık bilgi, siz olursunuz. Bilgi nin maneviyatına varınca diri olursunuz. İki cümlelik bir bilgide O'nu bulursunuz. Size şah damarınızdan daha yakın olanı... öyle ise siz sizi arayın. Siz olanlardaki sevgiyi tarayın. O gönüller umman dır, onlara o ummanların kapısını aralayın. Sevgi ile. Saygı ile. Maneviyat ile. 

                                                                                                                 30 nisan 2015
-                                                                               -                                                                       -



ı.düşünce:

hayatının ustası ol
ve güven. inanç ve iman ile… o’na güven.
hayatının ustası ol.
sakin adımlar ile yürü.
kendinden emin.
yetişilecek bir tren olmayınca geç kalınacak bir yer de olmaz.
düşün. senin ve çevren için iyi olanı.
yaşa. Önünde olanı.
“Kimim ben Neredeyim , ne zamandayım …”
Geldiğin yerde, zamansızlığın içinde, aldığın ödevlerin…
Yaşarken hemen şu an önünde…
Bu sana göre…
Hayatının ustası ol.
ıı.düşünce:

Yanlış doğru yok diyorlar. Bunu diyenlerin hayatlarına bak.
En iyi okulda okumuş. En iyi işi edinmiş. en korunaklı binaya yerleşmiş.
Damarlarında eroin hiç gezmemiş. Kendini yanlışa sürüklememiş.
Peki be adam, yanlış doğru yoksa sen neden hep doğruyu seçtin.
Tanrı için yanlış doğru yok diyorlar.
Sen nasıl oluyor da Tanrı adına konuştun?
O’nu anladığını nasıl, hangi dille söyledin...
Vallahi senin Tanrı diye tarif ettiğin senin zihninin kuruntusu,
Tanrı’nın düşüncesi diye anlattığın da o kuruntunun avuntusu.
Eğer dersen ki; bildiğim bir tek şey varsa
O da bir şey bilmediğim...
İşte o zaman senin yolundan gelirim.
Ama dersen ki , ben bu yolu inşa edenim,
İşte o zaman sana gülerim.
Bu sözün devamı var, uzun mu uzun.
Kavgayı hiç sevmedim, sözü kısa kesenim.
Daha da söylesem , menzilden çıkmana sebep veririm.
İyisimi susayım. Sivrisinek gibi ısırdım,
hadi şimdi kaçayım.
Kaçmak değil bizimkisi , o’nun emriyle uçayım.
Ya Allah, Ya Muhammed, Ya Hızır , Ya Selamet.
Eyvallah...

27 - 4- 2015









Yaş odun gibi nefisten tutuşmazım. Nefisten kurtulsam kurur yanarım.
Nefisten yaş oldum ateşte tıslarım,
Öfkemden kurtulsam çıra gibi yanarım.
Bir kurusam parlayıp nur ile tutuşsam;
Hem ısıtsam hem de ateşe karışsam.
Ateşe karışmaktan murad ilahi aleme varmaktır...
Dostsuz kalana bu hayat çile dir ızdıraptır.
Ah-ı vah-ı silmek istersen, cananı kırma..
Daim şevkatli ol bu emir yaradan dır..
Yaradan dır sizi var edip halk eden...
Be cahil sensin cana zulm eden...
Bu söz bilirsin sonsuza uzanır,
Garip ... sabırsızlıkla noktaya uzanır,
Bilmez kimse can hızlanır, kıpırdanır,
Bu güzellikle içi kor olur ,
Zihin durulur... Hakka uzanılır.
........
Eyvallah. Sevgiyle.... 


19mart 2015