18 Nisan 2016 Pazartesi

Sorular, Cevaplar


Soru: Biz Tanrı mıyız ? 

Bu tanımlar; tanrı/tanrıça bazı new age akınlarında kullanılıyor. Terminolojiye dikkat etmek gerekir. O yaratan biz yapanız.  Ondanız. Öz o dur. Ruh ondan dır. Özellikle Hristiyan kültürü sen tanrısın kavramına daha açık. Oysa Müslümanlar bunu asla kabul etmez. Kur'an da da Hz.İsa nın bu durumdan nasıl azab duyduğu anlatılır: Maide 116:Allah şunu da söyledi: "Ey Meryem oğlu İsa! Allah'ın yanında beni ve annemi de iki tanrı olarak kabul edin diye insanlara sen mi söyledin?" İsa dedi: "Hâşâ! Tespih ederim seni. Hakkım olmayan bir şeyi söylemek benim haddime değildir. Eğer onu söylemişsem sen onu elbette bilirsin. Sen benim içimde olanı bilirsin ama ben senin zatında olanı bilmem. Çünkü sen, evet sen, gaybları çok iyi bilensin!"




Soru: Her şeyi hoş görmeli miyiz ? 

Cevap: Hepimizin yolu sevgi yolu. Varlığı sevgi ipliğinden örülmemiş tek bir canlı yok ki. Zira terzisi belli. Yücelerin yücesi…
Hakkı seven acıyı şükreden diyor yaren. Yaşamı şükür ederek ve ona teslim olarak, yaşamamız gerekenler olarak görerek yaşamaya çalışıyoruz. Mutlak kaderlerimizi yaşıyoruz. Muallakları da biz belirliyoruz. Tabii seçimlerimizle bazen kirletiyoruz. Ben yaren den “bilinçli sevgiyi” öğrendim. gönlün yanına aklı da koyacağız. Ancak o şekilde aklı selime varıp selim akılla kararlar vereceğiz. 
Şüphesiz yaradılan her zerre ondan dır. Her zerreye de hayır dilemeyi öğrendik. Çünkü; “o” dediğimiz de biziz. 
Ama sadece bu değil. Hatayı ve suçu da öğrendik. Bize bir tokat atana diğer yanağımızı çevirmemeyi de öğrendik. Sevgimiz bilinçli olmazsa denge de olmaz. Gayya kuyularından ona gitmekle doğrudan ona gitmek arasında fark yok demekle ne yapılırsa yapılsın önemli değil hepsi bir demek aynı şeydir. Dengeden bahsederken böyle savrulmayalım. Hayatımda ayağıma basanlar dışında kimseyi itmedim. Hatta çoğunlukla basanları da itmedim..
İlahi hoşgörü çok büyük bir kavram. O’nu bir hüküm cümlesi olarak kullanmak bilmiyorum ne kadar doğru. Evvela o yaratan biz yapanız bunu unutmayalım. Yani ilahi hoş görü gereği herşeyi hoş görmelisin diye bir şey olamaz. Bu her türlü bilgiye aykırı. 
Tanrı katında doğru yanlış olmayabilir ancak insanlar için doğru yanlış var dır. Bu ikililik üzere tekamül ediyoruz. 
Yaşar nuri Öztürk ‘ün bir sözü var. “ Herkesi okşayandan hiçbir şey olmaz. Ancak jigolo olur.” 
Sanırım bu hayatta olmak isteyeceğim en son şey ..

Yarenin dediği gibi kendimizi haddimizi Rabbimizi bilelim.
Kendini bilmeyene de kendini hatırlamasının gerekliliğini hatırlatarak “sevgiyle” haddini bildirelim. Bize tokat atmaya kalkarsa da en azından elini tutalım ve onurlu insanlar olarak yaşayalım. 

Hata da olana , o hatayı suça çevirmemesi için hayır dilerim. Dilerim ki suça çevirmesin. Suça gireni de desteklemem , o suça ortak olmaktan korkarım. 

Sevgiler…


Soru:  Dijital ssatlerde, cep telefonumda, media playerımın pause tuşuna bastığımda, 11:11 rakamlarını görüyorum. Bunun anlamı nedir ? 

Cevap:  Bu web sitesinin yazarı olarak emin olun benim de çok dikkatimi çeken bir konu bu çünkü bende bu olayı senelerdir yaşıyorum. Muhtemelen 3-4 yıldır. Zamanında web de bu konuyu aradığımda Solora nın bu konu hakkında bir web sitesi olduğunu görmüştüm. Kryon ın yine bu konu hakkında söyledikleri var. Numerolojik olarak 11:11 değişimi , gelişimi simgeler. Bu bir onaylama dır. Şunun gibi " Yanındayız. Seni seviyoruz. Ayağa kalk ve yürü. Her şey yolunda." Kryon 'ın 6. kitabı ; "eşiği geçmek-2000" den şu satırları paylaşayım : " Çevrenizde bulunduğumuzu anlayabilmeniz için daha ne kadar sık bir biçimde size 11:11 yüksek işaretini vermemiz gerekiyor ? " sayfa :263 . Kısaca korkmanız gerekmez. Bu anlarda gülümseyin. Dünya barışı için dua edin. Şükr edin. Birine para yardımı yapın. Ya da gülümseyin. Size bu satırları yazdığım şu günde yine 11:11 gördüm. Mucizelerin gerçekleştiği bir zamandayız. Karamsarlığa kapılmayın. Işığınızı yaymaya devam edin.






Soru: Gelecek değişmez midir? Kehanetler neden her zaman gerçekleşmez ?

Cevap:  Zamansızlıktan bakarsanız, tek gerçek var oluş "an" da dır. An'ı nasıl yaşarsanız, hangi düşünce tohumlarını eker, sularsanız gelecekte ( bir sonrak an'da) onlar filizlenecektir. Diğer bir an'ı belirleyen unsurlar arasında en önemli iki güç ; kişisel gayret ve yaşam planı dır. Ölüm zamanı önceden belli dir (dünyaya enkarne olmadan önce ilahi alemde belirlenmiştir) ve bu yaşam planımızın  bir değişmezi dir. Daha iyi bir insan olmak iyi yönde değişmek gelişmek ve yaşam imtihanlarımızı vermek  için canla başla çaba göstermeliyiz . Değiştiremeyeceklerimiz için ise sabırlı ve teslimiyet içinde olmalıyız. Demek ki gelecek dediğimiz olgu'nun büyük kısmı bizim "dünyadaki" seçimlerimize gayretimize bağlı olarak " değişir". Yaşam planı içinde önceden belirlenmiş doğum zamanı, ölüm zamanı gibi seçimleri de , dünyaya gelmeden yapmış bulunuyoruz(sanıyorum bu seçimi öz benimiz/yüksek benliğimiz yapıyor). 

Kehanetlerin hepsinin gerçekleşmemesi bir den fazla sebebe bağlı olmakla birlikte, insanların kişisel, toplumsal... kararlarının değişiklik göstermesi, pozitifte veya negatifte olma oranına göre kişisel ve küresel gelecek değişiklik gösterir. Yapılan kehanet , o an da ağır basan durumun/enerjinin gelecekte getireceği muhtemel sonucunu gösterir. 

Soru: Hayvan eti ile beslenmek yanlış mıdır ?

Cevap : Ben sık sık değerli hayvanlardan ve onların burada insanlığa hizmet etmek için bulunduklarından ve bunu tam olarak yaptıklarından söz ederim. Onların bazılarının burada insanlar tarafından yenmek için bulunduklarını söylemiştim. Birçok kişi bunu duymaktan hoşlanmaz ama kolektif olarak hayvanların bunu anladıklarını bilin. Onların insanın besin zincirinin bir parçası olmaları gerekir, çünkü insanlık besinleri yeterince hızlı yetiştirme ve dağıtma yeteneğine sahip değildir. Böylece bunun bir hizmet olduğunu görmelisiniz. Vejeteryan olanlarınız “ ben asla hayvan eti yemem” diyebilirler. Bu sizin sağlığınız için bir seçim dir. O uygundur ve doğrudur, ama insan ırkının hayatta kalması açısından doğru değildir, çünkü şu anda insanların beslenmeleri ve hayatta kalmaları için hayvan eti gereklidir.


Birçok insan hayvan eti yemeye ihtiyaç duyar ama hayvanın bu dünyaya bunu bilerek geldiğini asla anlamaz. Bu sizin için çok garip ürkütücü bir şey mi? Bu, hayvan ruhlarını tanıyan, bu fedakarlığı ve onun uygunluğunu görebilenler tarafından bilinir. Bu kadim yerli halklar tarafından da çok iyi bilinirdi. Ama soru şudur sevgili insan; siz onlara nasıl davranırsınız? Kadim halklar onlara nasıl davranırlardı. Size bir gerçeği söyleyeyim; onlara ne kadar iyi davranırsanız, onların bedeniniz için o kadar besleyici olacağını biliyor musunuz? “ Kryon lütfen bundan söz etme, biz o konuda düşünmek istemiyoruz.” .. Dinleyin, eğer bu hayvanlar gelip bu gezegenin yaşam kuvvetinin bu kadar büyük bir parçası olmaya ve sizi hayatta tutarak, böylece seçimler yapabilmenizi sağlayarak gezegenin daha yüksek titreşime geçmesine yardımcı olmaya gönüllülerse, burada büyürken saygıyı ve rahatlığı hak etmezler mi ? Sonuç sağlığınıza çok daha iyi bir katkı olacaktır. Onlar burada insanlığı desteklemek için bulunmaktadırlar. Bazıları sizi sevmek için buradadırlar ve siz bunu bilirsiniz. Evcil hayvanlarınızdan söz ediyoruz. Onlar burada sizi sevmek için bulunmaktadırlar ki bu da insanlara başka büyük bir hizmettir.

 [ Gaia Etkisi – KRYON, Monika Muranyi]   ‘kısaltılarak alınmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.