11 Temmuz 2020 Cumartesi

Enis Behiç Koryürek ve Çedikçi Süleyman Çelebi


ÇEdikçi Süleyman Çelebi, Enis Behiç Koryürek aracılığıyla şunu söyler:

“Allaah Bes Ve Der Heme An Zül Cemal BES”

Anlamı : Allah kafidir her an cemali ile kullarına kafidir.

Allah yeter , cemali ile kullarına kafidir ne demektir ?

Fatiha okuyoruz , orada diyoruz ki “ Yalnız sana ibadet ederim, yalnız senden yardım isterim. Dostdoğru yola ilet beni. Sapmışların yoluna değil.”

Bir şer gördük mü ona dönelim. Bir vesvese geldiğinde ondan yardım isteyelim. Daima hayıra eyleme yönlenelim. Nefse eylemi şeytandan bilelim, Yüce’den yardım dileyelim. Çıkamadığımız, çözemediğimiz yerde “ Tanrım sen daha iyisini bilirsin deyip, hayra susalım kötü sözden kaçalım. Nefsin eyleminden uzaklaşalım, O’na sığınalım. İster kendimizden, ister en yakınımızdan gelsin, yanlış fikirlerden Rabbimize sığınalım. Bizi içinde bulunduğumuz düğümlerden kurtaracak yolları bizlere göstermesini dileyelim.

Bizler Allah’ın cemali ile yaratılmışız. Demek o cemale yüzümüzü her döndüğümüzde o vasıf bize ışık olacaktır. Bizi yaratan kudret ile koparılmaz bağımız bizde vücut bulacak bize güç katacaktır. Dönülmez gibi görünen yollardan kurtaracak, mutluluğa taşıyacaktır.

Öyleyse arkadaşlar, Süleyman Çelebi adlı aziz varlığın ve fanusu sevgili Enis Behiç’in dilinden söylediği gibi :

“Allah Bes ve Der Heme An Zül Cemal Bes .”

" Nefsin senin binek atındır, ona rıfk ile hoş muamele idesin. Emma bilesin ki at gemi azuya alursa, sen ayakları altına düşüp çamurlar içre kalursın."

Okuduğum en güzel veda cümlelerinden biri : " Nura varasınız, nur alasınız, nur olasınız. Biz gideriz siz kalasınız. Huuu.. Eyvallah."
" Huu eyvallah ! Nura varasınız, nur dileyüb nur alasınız. Nur olasınız, biz gideriz siz kalasınız. Huuu.. Eyvallah" 17.1.1949

Varidat-ı Süleyman kitabı ile ilgili, Ömer Fevzi Mardinin kitap olarak basılmış önemli bir çalışması vardır. Aynı zamanda kendisi Enis bey'i tanır ve celselere de katılırmış. Varidat-ı Süleyman basıldıktan sonra Enis bey istanbula gelir, üç defa buluşurlar. Her seferinde Varidat zuhur eder. Bu devreye, Ömer bey 2. devre diyor. Çalışmasında bu buluşmalarda geçen varidat'ı paylaşıyor.

İddia o ki Enis Bey Ankara'da iken, Şevki Sevgi denilen kişiye şunları söylemiş:

" Ben de anlıyorum ki bu ilahi şiirleri söyleyen Süleyman Çelebi isimli bir insan ruhu değil, benden içeri olan bir varlık bende söylüyor. Şimdi ben bunu söyleyecek olursam, Süleyman Çelebi diye bir şahsiyete kuvetle inanmış ve bağlanmış olanlar şaşıp kalacaklar." 

Ömer Fevzi MArdinin görüşüne göre, Enis Behiç aracılığıyla konuşan Ruhul Kudüs yani Melek Cebrail. 

Benim görüşüme göre bu varlık ya yüksek bir ruh varlığı ya da Enis Bey'in Yüksek benliği. Ancak yüksek bir ruh varlığı olması daha muhtemel görünüyor. Doğrusunu Allah bilir. Bu konuyla ilgili söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. 

Şİmdi kitapçıya gitseniz, Enis Behiç'in "Varidat-ı Süleyman" adlı eserini ya da Ömer Fevzi'nin Varidat-ı Süleyman kitabını açıklayan eserlerini bulamazsınız malesef. Bu da işin ayrı üzücü bir boyutu. Söz uçup yazı kalıyor. Yazı da kitaplaştırılırsa kalıyor. Kitaba da bilgiye de bu ülkede değer verilmiyor. Yurt dışında olsa best seller haline getirirlerdi bu eserleri...

Gelecekte tekrar basılmalarını dilerim. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.